(2004 S. K. m. 67)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, kendisine ait işyerinde davalıların murisinin kiracı olduğunu, murisin ölümünden sonra 8.5.2000 tarihinde kiralananın tahliye edilmediğini, 16 aylık birikmiş kira borcu için takip yaptığını, ancak davalıların itiraz ettiklerini ileri sürerek, icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı L.Çetinkaya davanın reddini savunmuş, diğer iki davalı ise davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair 27.11.2000 tarihli karar davacının temyizi üzerine dairemizin 2.4.2001 gün ve 2300-3285 sayılı bozma ilamı ile davalıların murisin kira borçlarından sorumlu oldukları, davacının bildirdiği tahliye tarihine itibar edilmesi gerektiği, murisin ,vergi dairesine verdiği beyannamede aylık kiranın 20.000.000 TL olarak gösterildiği, davacının iddia ettiği şekilde 1999 yılı aylık kirasının 25.000.000 TL, 2000 yılı aylık kirasının da 37.500.000 TL olduğuna dair bir belgenin davacı tarafça ibraz edilmediği, davacının bu miktarlarda kira parası ödenmesi konusunda murisle anlaştıklarına dair, ancak o konuda bilgileri bulunup bulunmadığına ilişkin olarak davalılara yemin teklif edebileceği ve bu esaslar dahilinde inceleme yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece dairemizin bozma ilamına uyula yapılan yargılama sonucunda, bir kısım davalıların yemini eda ettikleri,aylık 20.000.000 TL. nın üstünde kira parası kararlaştırıldığı hususunun tanıkla ispat edilemeyeceği, davacının 27.11.2000 tarihli oturumda yemin teklifinde bulunmayacaklarını beyan ettiği gerekçesiyle aylık kiranın 20.000.000 TL olarak kabulü ile 16 aylık toplam 320.000.000 TL kira borcu yönünden itirazın iptaline,alacağın tespitinin likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden bahisle icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece, dairemizin bozma ilamına uyulmuş ise de,davacının teklif ettiği yemin sadece davalılardan L.Çetinkaya'ya eda ettirilmiş, diğer davalılar yönünden ise herhangi bir işlem yapılmamıştır. Hemen belirtmek gerekir ki dairemiz bozma ilamına uyulduğu için bozma ilamı gereğince işlem yapılması zorunludur. Davacının 27.11.2000 tarihli oturumda yemin teklif etmeyeceğini bildirmiş olması gerekçe gösterilerek, bozma ilamına aykırı bir işlem yapılması mümkün değildir. Mahkemece dairemiz bozma ilamına uyulduğuna göre, yemini eda eden davalı Lütfü dışındaki davalılara da usulüne uygun olarak üzerine yemin metni de yazılmış olan meşruhatlı yemin davetiyesi çıkartılmalı ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu yön göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2- Davacı, dava dilekçesinde icra takibine vaki itirazın iptali ile birlikte icra inkar tazminatı da talep etmiştir. İcra inkar tazminatı aleyhine icra takibi yapılan ve haksız itirazı ile alacaklının alacağına geç kavuşmasını sağlayan borçluya karşı konulmuş bir müeyyidedir. Borçlunun kötü niyetli olması şart olmadığı gibi, alacağın bir belgeye bağlanması da şart değildir. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun icra takibine haksız olarak itiraz etmesinin yanı sıra, alacağın muayyen ve likit olması da gerekir. Borçlu tek başına ne kadar borçlu olduğunu hesaplayabilecek durumdaysa, borcunun ne kadar olduğunu biliyor veya bilmesi gereken kişi durumundaysa alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekir.Açıklanan bu koşullar dahilinde, dava konusu olay incelendiğinde davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece bu yön gözetilmeksizin, dava konusu olaya uygun düşmeyen gerekçeyle davacının bu kalem isteğinin reddine karar verilmesi de kabul şekli bakımından usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SOnuç: Yukarıda l. ve 2. bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.12.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy