(818 S. K. m. 31, 125)
Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, oğlu olan davalının tapu tahsis belgesi ile maliki olduğu taşınmazı kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılacağı vaadi ile kandırarak 9.4.1987 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, davadan birkaç ay önce öğrendiğini ileri sürerek sözleşmenin iptali ile davalının taşınmaza müdahalesinin menine ve yapılan inşaatın kal' ine mümkün olmadığı takdirde taşınmaz üzerindeki binadan arsa değeri üzerinden adına hisse tescili yapılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, zamanaşımı süresinin geçtiğini savunarak,davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece satış vaadi sözleşmesinin iptaline, davalının müdahalesinin menine ve inşaatın kal' ine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın 9.4.1987 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile davalıya satıldığı ve bedelin alındığı sözleşme içeriğinden anlaşılmaktadır.Davacının, davalı ile birlikte otururken davacının eşinin vefatından sonra dava konusu taşınmazdan ayrılmasını müteakip davanın açıldığı dava dilekçesindeki beyan ile açıktır. B.K.31. maddesi "hilenin anlaşıldığı tarihten itibaren 1 yıl içerisinde akdi ifa etmemek hakkındaki kararının diğer tarafa bildirilmedikçe akde icazet verilmiş sayılır" hükmünü getirmiştir. Yargıtay'ın uygulamalarında hileye dayanılması halinde B.K. 125 ve sonraki maddelerindeki zaman aşım süresi uygulanmaz. Ne var ki aynı binada yıllarca oturan davacının hile olarak gördüğü maddi olguya ses çıkarmaması evden ayrılmadan önce muttali olduğunun kabulü gerekir. Kaldı ki ileri sürdüğü olgular da hile iddiasının kabulüne elverişli nitelikte bulunmamaktadır. Değinilen bu yönler gözardı edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.12.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy