(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, kiracı, davalı kiralayanın kira alacağı nedeniyle başlatmış olduğu icra takibi nedeniyle, talep edildiği kadar borcu olmadığını, mecuru 1999 yılı Eylül ayında tahliye etmesi nedeniyle, 1999 yılı Mayıs-Eylül arası kira bedelinin istenebileceği halde takip miktarını ödemek zorunda kaldığını belirterek fazla ödenen miktar olan 2.350.000.000 TL. nın faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının Mayıs ayından itibaren kira borcunu ödemediğini, tahliye tarihine kadar beş aylık kira borcu bulunduğunu, icra takibi nedeniyle de sadece 450.200.000 TL ödendiğini, bunun dışında bir ödeme yapılmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 950.000.000 TL. nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kiracı, kira borcu nedeniyle başlatılan icra takibi üzerine borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı miktarın tahsilini istemiş, davalı ise davacı ödemelerinin toplam 450.000.000 TL. olduğunu, bunun dışındaki miktardan feragat edildiğini savunmuş dosyada mevcut 5.11.1999, 18.11.1999 tarihli ibraname ve 14.1.2000, 26.1.2000 tarihli makbuzlar ile tarafların yargılama sırasındaki beyanları birlikte değerlendirildiğinde, takip konusu alacak tamamen ödenmeden, yapılan kısmi ödemelerle takipten feragat edildiği anlaşılmaktadır. Nitekim davalılar da cevap dilekçesinde talep miktarı kadar alacaklı olmadıklarını, tahliyeye zorlamak için eski ve yeni dönem kira miktarları üzerinden takip yapıldığını açıklamışlardır. Bu durumda davacı kiracı, ancak icra takibi sonucu, borcundan fazla miktarda yapmış olduğu ödemelerinin istirdadını isteyebilir. Takip nedeniyle ne miktar ödeme yaptığını ispat yükü ise yine davacıya aittir. Her ne kadar davacı, davalının teklifi üzerine 1.3.2001 tarihli celsede eda ettiği yemininde, davalılara haciz tehdidi ile 250.000.000 TL. kira bedeli, 200.000.000 TL. avukatlık ücreti ve haksız olarak da elden 500.000.000 TL. ödedeğini belirtmiş ve mahkemece de davacının bu yemini esas alınarak toplam 950.000.000 TL. üzerinden davanın kabulüne karar verilmişse de davacı dosyadaki belgelerle toplam 450.000.000 TL. ödediğini ispat etmiş ancak bunun dışında 500.000.000 TL. ödediğini ispat edememiştir. Kira borcunun ödendiğini ispat yükü davacınındır. Mahkemenin yanlış değerlendirmesi sonucu ispat yükünün davalı tarafa yükletilmesi ve dolayısıyla ispat yükü düşmeyen tarafın teklif ettiği yeminin karşı tarafa kabul ve edası hukuken hüküm ifade etmeyeceğinin gözetilmesi gerekir. Bu nedenle mahkemece davalının yemin beyanında ödediğini iddia ettiği tüm miktar olan 950.000.000 TL. üzerinden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Öte yandan, taraflar arasında aylık kira 40.000.000 TL. üzerinden mayıs 1999 ayından tahliye tarihi olan Eylül 1999 tarihine kadar olan beş aylık toplam 200.000.000 TL. kira bedelini davacının yapılan bu takip nedeniyle ödendiği uyuşmazlık konusu olmadığına göre, davacının beş aylık kira borcuna karşılık ödemiş olduğu 200.000.000 TL. nın istirdadını isteyemez. Bunlardan ayrı dava kiracının elden ödediği 500.000.000 TL. ilişkin iddiasının yasal delilerle kanıtlaması gerekir. Davacı bu yönde delil bildirmediğine göre, bu kalem isteğinde reddi gerekir. O halde mahkemece davacının Mayıs-Eylül 1999 arası kira borcu olan 200.000.000 TL. ile bu miktara isabet eden icra masrafları belirlenmeli, bulunacak bu miktar davacının takip nedeniyle ödediğini ispat ettiği 450.000.000 TL. dan mahsup edilerek, kalan miktara hükmedilmesi gerekir. Aksine düşüncelerle ispat yükü ters çevrilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.01.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy