(1086 S. K. m. 74) (4077 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, satın aldığı L.. R.. marka yeni aracını 4.1.2000 tarihinde teslim alıp kullanmaya başladığını ilk defasında aracın kilometre göstergesindeki sorun nedeniyle 11.1.2000 tarihinde servise başvurup şikayetinin giderdiğini daha sonra aracın kaportasında pas çıkması ve boya kabarması, menteşelerinde paslanma, arka silgeçte yırtık şikayeti ile 26.1.2000 tarihinde servise başvurduğunu servisin boya yapılması gerektiğini söylediği ancak boya yapılmasına muvafakat etmediğini bildirerek aracı servise bıraktığı, mahkemece yaptırdığı tespitte bilirkişi araçta gizli ayıplı imalat olduğunu bildirdiği bu rapora istinaden aracın ayıpsız yenisi ile değiştirilmesi talebinin satıcı tarafından yerine getirilmediği bu yüzden aracın aynı model ve ayıpsız olan yenisi ile değiştirilmesini mümkün değilse bedelinin ödenmesini ayrıca yaptığı telefon, taksi masrafı olarak 300 milyon liranın ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı araçta gizli ayıplı imalat olmadığı Tüketici Kanununa göre yasal 15 günlük süre içinde başvurmadığından tercih hakkını kaybettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece 23.7.2001 tarihli bilirkişi raporuna istinaden araçta gizli ayıplı imalat olduğunun kabulü ile bu ayıptan dolayı satış bedelinden 1.139.098.809 TL. indirilerek bu miktarın davalıdan alınıp
Davacıya verilmesine, aracın yenisi ile değiştirilmesi ve telefon taksi gider taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 29.12.1999 tarihli satış sözleşmesi ile 6.378.953.000 TL. bedelle L.. R.. marka 0 kilometre aracı 4.1.2000 tarihinde satın aldığı ilk defasında KM göstergesindeki şikayeti nedeniyle 11.1.2000 tarihinde servise başvurduğu, orijinal parça ile değiştirilerek şikayetinin giderildiği, daha sonra iki arka kapı ve bagaj menteşelerinde pas bulunması ve boya kabarması, sol arka teker üstü kaportada kaza boya kabarması ve arka silgecin yırtık olduğu şikayeti ile 26.1.2000 tarihinde servisine başvurduğu düzenlenen 26.1.2000 tarihli faturada KM göstergesinin değiştiği, döşemelerin lekeli olup değiştirildiği, direksiyonda sola sapma nedeniyle yeniden sökülüp takıldığı, fonksiyon ayarı yapıldığı belirtilmiştir. Davacı paslanma ve boya kabarması için boya yapılması gerektiği bildirilmesi üzerine boyaya müsaade etmediğini bildirerek aracı servise bıraktığı, bilahere 2000/491 nolu değişik iş dosyası ile 21.2.2000 tarihinde yaptırdığı tespitte bilirkişinin paslı malzeme kullanılıp iyice temizlenmemesinden boya kabarması ve paslanma olduğu, araçta gizli ayıplı imalat olup yenisi ile değiştirilmesi şeklinde verilen rapora istinaden satıcıdan yenisi ile değiştirilmesi talebi karşılanmayınca dava açarak aracın yenisi ile değiştirilmesi mümkün değilse bedelinin ödenmesi talebi ile davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece yaptırılan 20.12.2000 tarihli bilirkişi kurulu raporunda araçtaki paslanma ve boya kabarmasının davacının kullanmasından değil, fabrika çıkışı imalat hatası olduğu bildirilmiştir. Mahkemece son olarak Gazi Üniversitesi Öğretim Görevlilerinden oluşturulan bilirkişi heyetinin 23.7.2001 tarihli raporunda ayıpların bir kısmının gizli, bir kısmının açık ayıp olduğu, aracın kaporta ve menteşelerdeki boya kabarması ve paslanmanın davacının kullanımından kaynaklanmayıp fabrikasyon hatası olduğu, gizli ayıplı imalat olduğu ancak bu ayıbın araçtan beklenen faydayı ortadan kaldırmadığını, tamirle düzelebileceği, aracın yenisi ile değişmesinin gerekmediği, davacının araçla 1132 KM yol yaptığı da gözetilerek 1.139.098.809 TL.nin satış bedelinden tenzili gerektiği şeklinde rapor verilmiş mahkeme bu rapora istinaden satış bedelinden 1.139.098.809 TL. indirilmesine bu miktarın davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar vermiştir. Oysa davacının tenzil talebi olmadığı dava dilekçesinin incelenmesinden anlaşılmaktadır.
4077 sayılı tüketicinin korunması hakkında kanunu/4.maddesi hükmü uyarınca tüketici satın aldığı malın ayıplı olduğunun anlaşılması halinde satıcıdan verdiği bedelin iadesini veya ayıp nisbetinde bedelin tenzilini veya ayıbın giderilmesi için gerekli onarımın yapılmasını veya aracın yenisi ile değiştirilmesini tercih
hakkına sahiptir. Açık ayıplarda tüketici bu haklardan herhangi birini malın kendisine teslim tarihinden itibaren 15 gün içinde satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Ancak ayıpların gizli ayıp olması halinde bu 15 günlük sınır olmaksızın tercih hakkını kullanabilir. Satıcı tüketiciyi bu haklarından herhangi birini kullanmaya zorlayamaz. Davacı tercih hakkını aracın yenisi ile değiştirilmesi mümkün değilse bedelinin ödenmesi olarak kullanmıştır. HUMK. 74. maddesi hükmüne göre hakim taleple bağlı olup ve talep dışında karar veremez.Gerek tarafların yaptırdıkları tespit dosyalarındaki bilirkişi raporlarında gerekse mahkemece yaptırılan bilirkişi raporlarında araçtaki paslanma ve boya kabarmasının davacının kullanımından kaynaklanmayıp fabrikasyon çıkışlı gizli ayıplı imalat hatası olduğu açıkça ifade edildiğine göre, davacının talebi doğrultusunda aracın ayıpsız olan yenisi ile değiştirilmesine karar verilmesi gerekirken talep dışına çıkılarak satış bedelinden tenziline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 5.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy