(2004 S. K. m. 40)
Dava: Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı tarafından aleyhinde açılan 1996/448 esas sayılı dava dosyasında verilen kararın kesinleşmesini beklemeden davalının kendisi hakkında bu karara dayanarak icra takibine geçip, Ağrı İcra müdürlüğünün 1996/448 esas sayılı dosyası ile kendisinden 2.204.105.526 lira tahsil ettiğini, ancak kararın daha sonra Yargıtay'ca bozulup davanın redle sonuçlanıp kararın kesinleştiğini bildirip, ödedikleri 2.204.105.526 liranın ödeme tarihinden itibaren faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının, davacı aleyhine Ağrı Asliye hukuk Mahkemesinde açtığı 1996/428 esas sayılı dava dosyasında, 23.6.1996 tarihli kararla hükmedilen alacağını yine Ağrı icra Müdürlüğünün 1999/996 esas sayıl icra dosyası ile yaptığı takip sonucu 2.162.555.526 lira olarak davacıdan tahsil ettiği, ancak icra takibine konu kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesince bozulup, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu davanın red edilip, kesinleştiği dosya kapsamından anlaşıldığı gibi, bu hususular taraflar arasında çekişmesizdir.
İcra İflas Kanunu 40./2 maddesine göre, bir ilamı hükmü icra edildikten sonra Yargıtay'ca bozulduğundan, aleyhinde icra takibi yapılmış olan, kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kati bir ilamda tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen esi haline iade olunur. Bunun için, ayrıca dava açmaya gerek yoktur.
Olayımızda davacının, davalıya hiç borcu olmadığı anlaşıldığına göre, bozulan karar gereği ödemek zorunda kaldığı miktarı icradan geri istemesi yeterli olacaktır. Bu nedenle davacının, dava açmakta hukuki yararı yoktur. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesis usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy