(2004 S. K. m. 72) (743 S. K. m. 169)
Dava: Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü :
Karar: Davacı, eşi Hicabi .....in davalıdan aldığı 200.000.000 TL.lık borcuna karşılık 15.8.1996 tanzim tarihli bonoyu verdiğini, kendisinin imzası olmadığı halde davalının Menemen İcra Müdürlüğünün 1997/23 sayılı dosyası üzerinden kendi aleyhine de takip yaptığını, Menemen İcra Tetkik Merciinde açılan davanın lehine sonuçlandığını,kendisi hakkında yapılan takibin iptaline verildiğini, davalının eşine borç verirken kendi adına kayıtlı 7 parsel sayılı taşınmaz üzerine de ipotek koydurttuğunu, ipoteğin rızası hilafına zorla konulduğunu, imza bile atamadığını, ipoteğin Sulh Hakiminin izni alınmadan konulmuş olduğundan geçersiz olduğunu, buna rağmen davalının Menemen İcra Müdürlüğünün 1997/227 sayılı dosyası üzerinden kendi aleyhine takip yaptığını, Menemen İcra tetkik merciinde yaptığı itirazın da kabul edildiğini ancak temyizi üzerine usulden bozulduğunu, menfi tespit davası açmak zorunda kaldığını, davalıya borçlu olmadığının tespitine, ipoteğin iptaline, %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ipoteğin teminat olmayıp doğrudan davacının borcu nedeniyle konulmuş olduğunu, Sulh Hakiminin izninin gerekmediğini, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, ipoteğin doğrudan davacının borcundan kaynaklandığı, Sulh Hakiminin izni gerekmediği gerekçesi ile dava reddolunmuş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının eşi Hicabi ..... 500.000.000 Liralık borcu nedeniyle davalı ........e 15.8.1996 tanzim 25.8.1996 vade tarihli 500.000.000 lira bedelli bonoyu düzenleyip vermiştir. Bono aynı zamanda davacıya ait mühürle de mühürlenmiştir. Aynı gün davacıya ait 7 parsel sayılı taşınmazda 500.000.000 Tl. bedelli, ipotek tesis edilmiş ve akit tablosuna ( 3 ay vadeli )davacının parmak izi ile birlikte bonoda bulunan mühür vazedilmiştir. Gerek bonodaki borç ve gerekse ipotek konusu borç miktarı aynıdır. Alacaklı Ali ..... İlk olarak Menemen İcra Müdürlüğünün 1997/23 sayılı takip dosyası üzerinden bonoya dayalı takibi başlatmış ve 500.000.000 Tl. ana alacak ile birikmiş faizini talep etmiştir. Hanife ... bu takibe itiraz etmiş İcra Tetkik Merciininde dava açarak takibin iptalini istemiştir. Bu defa davalı Ali ..... 26.2.1997 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile Hanifa ..... aleyhine Menemen İcra Müdürlüğünün 1997/227 sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişmiştir.
Davalı alacaklı Ali ...... bonoya nazaran daha uzun vadeli olan ipotekli alacaktan dolayı Hanife ...... hakkında takip yapmamış ilk olarak 500.000.000 liralık bonoya dayanarak tek bir alacaktan dolayı davacı Hanife ..... ve eşi aleyhine 1997/23 sayılı icra takibini yapmıştır. Davacının itirazı üzerine dönüp onun hakkında müstakil bir takibe girişmiştir. Gerek bonoda ve gerekse ipotek akit tablosunda kullanılan mühürler ve gerekse senetlerin tanzim tarihleri ve değerleri, 500.000.000 Tl.lık alacağın tek bir alacak olduğunun Ali ..in bu alacağının da Hicabi ......e verilen borçtan kaynaklandığını açıkça kanıtıdır. İpoteğin davacının eşinin borcunun teminatı olarak verildiği açıktır. Bu durumda ipoteğin tesisi için MK. 169 maddesi uyarınca Sulh Hakiminin izni gereklidir. İzin alınmamış olması nedeniyle ipotek geçersiz olup, davanın kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddi yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.3.2001 gününde oybirliği ile verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy