(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 266)
Dava: Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü :
Karar: Davacı, davalıların kiracı olarak oturdukları mecuru 1998 Mart ve Nisan kiralarını ödemediklerini, mecuru hor kullanıp hasarlı terk ettiklerini, kiracı oldukları döneme ait elektrik sarfiyat ücretlerini de ödemediklerini bu alacaklarının tahsili için yaptığı icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini belirterek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalılar, Mart 1998 kirasını ödediklerini, mecuru hasarsız teslim ettiklerini, kiracı oldukları döneme ait elektrik borcunu kabul ettiklerini bildirip davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, itirazın 295.201.000 Tl. için iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine mahal olmadığına karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davalıya mahkeme kararı, 9.4.2001 tarihinde, davacı tarafın temyizi dilekçesi de 20.4.2001 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalı cevap dilekçesi ile 2.5.2001 tarihinde kararı temyiz etmiş ise de HUMK. 433/2 maddelerinde öngörülen 10 günlük temyiz süresini geçirdiğinden davalının temyiz dilekçesinin reddi gerekir.
2-Davacı, taşınmazın hasarlı olarak tahliye edildiğini, hasarların mahkemece yapılan tespit sonucu bilirkişice 882.565.000 Tl. olarak belirlendiğini bildirip, bu miktara ilişkin davalı itirazın da iptalini istemiştir. Davalılar, taşınmazı kiraladıklarında eski olduğunu, taşınmaza hasar vermediklerini ve tespit dosyasındaki rapora da itiraz ettiklerini savunmuşlardır. Taraflar arasındaki kira sözleşmesinde, mecurun kullanılabilir yeni iş yeri olduğu belirtilmiştir. Esasen BK. 266 maddesi hükmü gereği davalı kiracıların, kiralananı iyi bir halde teslim aldıklarının da kabulü gerekir.
Davacının dosyaya ibraz ettiği tahliyeden sonra Küçükçekmece Sulh Hukuk Mahkemesinin 1998/385 Değişik iş sayılı dosyası ile yaptırdığı tespit sonucu verilen 7.7.1998 tarihli bilirkişi raporunda, mecurdaki hasarlar belirtilmiştir. Bu durumda, taşınmazı hasarsız olarak tahliye ve teslim ettiğini, davalıların yasal delillerle kanıtlamaları gerekir. Davalılar, bu savunmalarını ispat edememişlerdir. Mahkemece, bahis konusu tespit dosyası celp edilip, dosya üzerinde ve gerektiğinde mahallen keşifte yapılmak suretiyle, davacının talep edebileceği hor kullanmadan doğan tazminatın miktarı uzman bilirkişi aracılığı ile taraf ve Yargıtay denetimine uygun rapor alınarak belirlenip sonucuna uygun karar verilmesini gerekirken, delillerin yanlış değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-İİK. 67/11 maddesi gereğince, borçlunun itirazın haksızlığına karar verilmesi halinde, alacak likit ve muayyen ise alacaklı, lehine icra inkar tazminatına hükmedilir. Alacağın likit ve muayyen olması, miktarının borçlu tarafından bilinmesi ya da bilinebilecek durumda olması demektir. Dava konusu somut olayda, kabul edilen kira bedeli ve elektrik bedeli likit ve muayyen olduğu gibi, hatta hor kullanmanın varlığı halinde hükmedilecek tespite dayanan alacak da likit ve muayyen sayılır. Alacaklı lehine, kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, bu talebin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz dilekçesinin reddine, 2. ve 3.bentte belirtilen nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.6.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy