(2004 S. K. m. 67) (2886 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Gürkan ... gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak, dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, davalıya parke taşı satış fatura ve teslim belgelerini önceki belediye başkanına teslim ettiğini, faturaya itiraz edilmediğini, yaptığı icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 inkar tazminatına verilmesini istemiştir.
Davalı 2886 sayılı kanuna uygun bir satım bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, kanıtlanamayan davanın reddine verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı belediye 2886 sayılı yasa hükümlerine tabi kurulmuştur. O nedenle belediye adına alınacak malların alımında, anılan yasada belirtilen usulüne uygun olarak alım yapılmalıdır. Mahkemenin kabulünde olduğu gibi taraflar arasında anılan yasal hükümlerine uygun bir alım işleminin gerçekleştirilmediği açıktır. Ne var ki davada ileri sürüldüğü gibi davacı tarafından davalıya parke taşı teslim edilmiş ve teslim edilen bu taşlar davalı belediyenin ihtiyacında kullanılmış ise, bu takdirde belediye karşılığını ödemediği parke taşları dolayısı ile sebepsiz zenginleşmiş sayılır. Hukuken geçerli bir şekilde taraflar arasında 2886 sayılı yasaya uygun sözleşme oluşmadığı için, davacı sözleşme hükmüne göre davalıdan bir talepte bulunamaz ise de, sebepsiz iktisap kurallarınca bu iktisabın ispatı halinde davalıdan talepte bulunabilir. Salt taraflar arasıda sözleşme ilişkisi kurulmamış olması, ileri sürülüş biçimine göre davanın reddine neden olamaz. Öyleyse mahkemece, davacıya faturada belirtilen miktar kadar parke taşının davalıya teslim edildiğini ispat imkanı tanınmalı, varsa buna ait teslim belgeleri istenmeli, bunlara karşı davalının diyecekleri sorulmalı, gerektiğinde davacıdan teslim alınan parke taşlarının döşendiği alanlar saptanmalı, davalı deposunda mevcut mallar varsa bunlarda gözetilerek, gerçekten davacının teslim ettiği parke taşları mevcut ise çoğun içinde az da vardır kuralı uyarınca bunların teslim tarihindeki gerçek rayiç değerleri, fatura değerini aşmamak kaydıyla saptanıp, sonucuna uygun bir verilmelidir. Davaya iddiasını ispat için delil ikame etme fırsatı verilmeden, gerektiğinde kesin mehille delileri hasrettirmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan
ın davacı yararına BOZULMASINA, 65.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.03.2001 gününde oybirliği ile verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy