(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 83)
Dava: Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya ait galeriden 06 B.. 02 plaka sayılı otomobili 25.000 DM karşılığında satın almak için taahhütname imzaladığını, peşinat olarak 5000 DM ve sonra banka aracılığı ile 5000 DM daha ödediğini, kalan borç için senet ve temlikname verdiğini, ancak senedi gününde ödeyemediği için davalının aracı geri aldığını, sebepsiz yere davalı yedinde kalan 10.000 DMnin tahsili için icra takibi yaptığını, davalının bu takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek icra takibine vaki itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı ise davacının kendisinden otomobil satın aldığını ancak sözleşme şartlarını yerine getirmediğini, sözleşmede verildiği belirtilen 5000 DM dışında ödeme yapmadığını, bununda aracı kullanması karşılığı olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davalının davacıdan 5000 DM aldığı kabul edilerek icra takip tarihinde bu miktarın Türk Lirası karşılığı olan 1.265.000.000 TL üzerinden itirazın iptaline, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, alacağını tahsil için yaptığı icra takibinde, Alman Markı üzerinden tahsili talebinde bulunmuş ve tahsil tarihindeki kur üzerinden karşılığını istemiştir. Ayrıca alacağı olan Alman markına takip tarihinden faiz talep etmiştir. Davacı alacaklıya B.K 83/son maddesi yabancı para borcunun fiili ödeme günündeki rayice göre Türk Parası ile ödenmesini isteme hakkını tanımıştır. Bu nedenle mahkemece davacının 5000 DM alacağı sabit görülerek dava kabul edildiğine göre, 5000 DM üzerinden icra takibine vaki itirazın iptaline ve bu alacağa icra takip tarihinden itibaren devlet bankalarının bir yıl vadeli DM mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.09.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy