(2004 S. K. m. 67, 67/2)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Ahmet gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalıya ait taşınmazda kiracı olarak oturup mecuru 29.7.1998 tarihinde tahliye ettiğini, kira borcu bulunmamasına rağmen davalının kira sözleşmesi ile verdiği 2000 DM depozitoyu iade etmemesi sebebiyle icra takibi yaptığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı ise, davacı ile 12.7.1997 tarihinde yaptıkları ek sözleşme ile yeniden belirledikleri kira bedeline göre davacının kira borcu olduğunu, ayrıca davacının mecurun yeniden kiraya verilebileceği süreye ilişkin kira bedelinden de sorumlu olduğunu bu nedenle depozitonun iadesinin istenemeyeceğini belirterek davanın reddini ve kötü niyetli davacının tazminata mahkum edilmesini dilemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabulü ile takibin 191.926.400 TL üzerinden devamına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacının 138.712.600 TL. nın % 40ı oranında icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmiş; hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- İ.İ.K.nun 67. maddesinin ikinci fıkrası hükmünce icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir. İtiraz tazminatı aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı; alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal koşulların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir.
İİK. nun 67. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca alacaklının icra ve inkar tazminatıyla sorumlu tutulabilmesi için takibinde haksız olması yanında ayrıca kötü niyetli bulunması şarttır. Reddedilen miktar yönünden takibin haksız olduğu sübuta ermiş ise de davacının kötü niyetli olduğu ispat edilememiştir. Bu nedenle davacı alacaklının reddedilen miktar yönünden icra inkar tazminatıyla sorumlu tutulması da usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemenin yanlış değerlendirme sonucu davacı alacaklının icra inkar tazminatı talebinin reddine ve reddedilen miktar yönünden davalı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
Sonuç: Birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün 1. bent 3 ve 4. satırında yazılı bulunan alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine sözlerinin hükümden çıkarılarak yerine kabul edilen asıl alacak miktarı 191.926.400 TL. nın % 40 ı 76.770.560 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve hüküm fıkrasının 2. bendinin tamamen hükümden çıkarılarak yerine yasal şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine sözlerinin yazılarak hükmün değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın onama harcından çıkartılmasıyla arta kalan 1.160.000 liranın temyiz edenden alınmasına, 20.02.2001 gününde oybirliği ile verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy