(818 S. K. m. 538) (6762 S. K. m. 669, 670)
Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı, davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı ve vekili avukatı A. Biçer'in geldi, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak, dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, ortak olarak petrol tankeri işletmek için kamyon alarak davalı ile bir adi ortaklık kurduklarını, Şekerbank'tan yarı yarıya olmak üzere 11.000.000.000 TL. kredi aldıklarını, kendisinin bankaya olan borcu nedeniyle 3.500.000.000 TL.kesildiğini, davalının kendisi adına Vakıfbanktan 5.000.000.000 TL.lık kredi çekildiğini, asıl borçlu davalının kendisi olmasına rağmen kefilolarak göründüğünü, davalıya buna karşılık 5.000.000 TL.lık teminat senedi verdiğini, zarar edince kamyonu satıp borçların kapandığını, ortaklığın devamı amacı ile davalıya verdiği senetlerin ödenmiş olmasına rağmen iade edilmediğini, 26.10.1998 tarihli tutanak mevcut olup davalının karşılıksız kalan senetleri icraya koyabileceğini belirtip, çek ve senetlerin iptalini, üçüncü kişiye devrinin önlemesi ile iadesini talep etmiştir.
Davalı, davacının borçlarını ödemediğini, hakkında bir sürü icra takibi yapıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece 5.000.000.000 TL. lık Vakıfbank borcu içi verilen çek bedelinin ödendiğine dayanılarak davanın kısmen kabulüne, 26.10.1998 tarihli tutanakta belir 5.000.000.000 TL.lık çekin iptaline diğerlerinin üçüncü şahıslara ciro edilmiş olduğuna dayanılarak husumetler reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında kamyon satın alınıp petrol tankeri olarak işletilmek amacı ile bir adi ortaklık kurulduğu ve ortaklık için bankalardan krediler alınıp, davacı tarafından ortalığın yürümesi amacı ile, davalının yüklendiği borçlar için teminat senetleri ve çekler verdiği sabittir. Davacı, ortaklığın bittiğini, kendisinin borçlarını ödediğini buna rağmen davalıya verdiği çek ve senetlerin iade edilmediğini ileri sürmektedir. Taraflar arasında adi ortaklığın varlığı ve uyuşmazlıkların ortaklığın sona erdirilmesi ile ilgili olduğu tartışmasızdır. Bu durumda mahkemece, BK. 538 ve devamı maddeleri uyarınca adi ortaklığın tasfiyesinin istenmiş olduğunun kabulü ile, tasfiye işlemlerinin yapılması amacıyla uzman bilirkişilerden rapor alınması ve sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenden dolayı temyiz edilen hükmün taraflar yararına BOZULMASINA 20.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine peşin harcın istek halinde iadesine, 25.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy