(1086 S. K. m. 288, 289)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalılardan Çetin hakkındaki davanın kabulüne, diğer davalıya yöneltilen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı Çetin avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ....gelmiş diğer tarafından kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak, dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, davalılardan Çetin ile birlikte hareket ederek davalı Ali ın üyesi olduğu kooperatifteki iki dairenin ortaklık hissesini satın aldıklarını bir daire hissesi için kendisinin 10.000 DM. Ödediğini diğer daire bedelini de Çetin in ödediğini davalı Ali nin bunun üzerine iki dairedeki haklarını kooperatife devrettiğini, ancak aynı zamanda kooperatif yetkilisi olan davalı Çetin in bu daireleri üçüncü şahıslara satarak kendisinin 10.000 DM zarara uğramasına neden olduğunu ileri sürerek 10.000 DM.in her iki davalıdan birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı Çetin , zamanaşımı süresinin dolduğunu, kendisini bağlayıcı herhangi bir belge bulunmadığını savunmuş, diğer davalı Ali ise kendisine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalı Ali nin kooperatif üyeliklerinin devri konusunda diğer davalı Çetin e yetki verdiği, ancak davalı Çetinin davacının aldığı üyeliği davacıya devretmeyerek başkalarına sattığı davalı Alinin sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle Ali hakkındaki davanın reddine, davalı Çetin hakkındaki davanın kabulüyle 10.000 DM.nin faiziyle birlikte davalı Çetinden tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı Çetin tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı Ali nin kooperatifte bulunan iki hissesini diğer davalı Çetin ile birlikte ayrı ayrı satın aldıklarını ve satın aldığı hisse karşılığı Ali ye 10.000 DM ödediğini, Alinin de kendisine devretmesi gereken daireyi kendisine devredilmek üzere diğer davalı Çetine devrettiğini, ancak davalı Çetinin bu hisseyi başkasına sattığını bildirip ödediği 10.000 DM.in tahsilini istemiştir. Davalı Çetin davacı iddiasını kabul etmeyerek davanın reddini savunmuştur. Davacının iddiasını yazılı delillerle ispat etmesi gerekir. Olayda dayanılan makbuzda davalı Çetinin imzası bulunmadığı için davalı Çetin aleyhinde delil olamaz. Davalı Ali nin beyanıda diğer davalı Çetin i bağlamaz. Davacı iddiasını ispat için herhangi bir yazılı belge ve delil getirmemiştir. Olayda miktar itibariyle ve karşı tarafın açık muvafakati olmadığı için HUMK. 288 ve 289 maddesi uyarınca tanık dinlenemez ve tanık beyanına dayanılarak da hüküm kurulamaz. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin davalı Çetin hakkındaki davanın reddi yerine yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davalı Çetin yararına BOZULMASINA, 65.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 5.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy