(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 337) (743 S. K. m. 6)
Dava: H. Gökbayrak vekili avukat M. O. Pir ile A. Alpugan vekili avukat C. Arslan aralarındaki dava hakkında Bartın Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 24.1.2001 gün ve 398-25 sayılı hükmün Dairenin 22.5.2001 gün ve 5038-5554 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içerisinde davalı avukatı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
Karar: Davacı, Zonguldak maden İşletmesince kendisine verilen 3600 Kg taş kömürünü dava dışı D. Sarı'ya devrederek, bedelini aldığını, D. Sarı'nın kömürü daha sonra teslim alacağından, davalı adına düzenlenen boş bir teminat bonosu aldığını, kömürü alıcısına teslim ettiği halde, davalının teminat olarak verilen boş bonoyu doldurarak, hakkında icra takibine giriştiğini, davalıdan mal ve para almadığını ileri sürerek, davalıya borçlu olmadığının tesbitine ve bononun iptal edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya borç para verdiğini ve karşılığında takibe konu bonoyu aldığını, davacının borcunu ödemeyince, alacağının ödetilmesi için bonoyu takibe koyduğunu bildirerek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, takibe konu 2.2.1999 tanzim, 15.2.2000 vade tarihli, 1.750.000.000 TL. bedelli bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; hüküm davalının temyizi üzerine dairemizin 22.5.2001/5038 esas 5554 sayılı kararı ile onanmış, davalı karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Davacı, takibe konu senedin davalıya teminat olarak verildiğini öne sürerek, borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Davalı ise, davacıya verdiği borç para karşılığında senedi aldığını, davacının borcunu ödemeyince aleyhinde takibe giriştiğini bildirerek davanın reddini dilemiştir.
Dava konusu, takibe konu edilen bono, 2.2.1999 tanzim, 15.2.2000 vade günlü ve malen kaydını içermektedir. Mahkemece, ispat yükünün davalıya ilişkin olduğu gözetilerek, davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış, davalının davacıya yemin teklif etmeyeceğini bildirmesi üzerine, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Senette, ihdas nedeni (malen) yazılı ise de, her iki taraf da senedin bu ihdas nedeni dışında iddia ve savunmada bulunmuşlardır. Ne var ki, her iki tarafın senedi taliki halinde ispat yükü değişmez. Bu durumda, ispat külfetinin yine davacı üzerinde bulunmasına göre, ispat külfeti davalıya yükletilerek yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. Davacı, dava dilekçesinde diğer deliller demek suretiyle yemin deliline dayandığından, davacıya senedin teminat olarak verildiğine ilişkin, davalıya yemin telifine hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin, ispat külfetini davalıya yükleterek yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır. Bozma nedenidir.
Mahkeme kararının bu gerekçe ile bozulması gerekirken yanılgı sonucu onandığı bu defa yapılan inceleme ile anlaşıldığından, karar düzeltme talebinin kabulü ile dairemizin 2.5.2001 tarih 2001/5038 esas 5554 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına mahkeme kararının açıklanan sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeple davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile, dairemizin 22.5.2001 tarih 2001/5038 esas 2001/5554 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, evvelce alınan onama harcının istem halinde iadesine, 11.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy