(2918 S. K. m. 20) (818 S. K. m. 19)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, davalının çalıştırdığı kahvehaneyi tüm, demirbaşları ile birlikte 4000 Dolar karşılığında, davalıya ait motorsikletide 750 dolar karşılığında devraldığını ve 15.8.2000 vade tarihli 4750 dolar bedelli bonoyu verdiğini ruhsat için müracaat ettiğinde İçişleri Bakanlığı Genelgesine göre okula 200 metreden daha yakın olduğu için kahvehaneye ruhsat alamayacağını öğrendiğini, bu nedenle kahvehaneyi işletmesinin mümkün olmadığını, bononun karşılıksız kaldığını ileri sürerek bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı, bonoda nakden kaydı bulunduğunu, davacının iddiasının asılsız olduğunu bildirmiş, duruşmada ise mülkiyeti 3. şahsa ait bulunan kahvehaneyi işleten çocuklarının kahvehaneyi tüm demirbaşları ile birlikte davacıya devrettiklerini davacının bunun karşılığında kendisine 4750 dolar bedelli bono verdiğini, davacının mevcut ruhsatla kahvehaneyi çalıştırmasının mümkün olduğunu, bono karşılığında motorsikletide davacıya verdiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmenin kurulduğu anda ifa imkansızlığının bulunmadığını, davalının kendi üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini ve davacının ruhsat için ilgili makamlara başvurusunun bakınmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki hukuku ilişki, davalıya ait motorsikletin davacıya haricen satışı ile yine davalıya ait kahvehane işletmesinin demirbaşlarıyla birlikte davacıya devrine ilişkin sözleşmelerden kaynaklanmaktadır. Taraflar arasında bu konularda yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte iddia, savunma ve mahkemenin temyiz edilmeyen bu yöne ilişkin gerekçesi karşısında böyle bir sözleşmenin varlığının kabulü gerekir. Sözleşme tarihinin ise aksi iddia edilmediğine göre bononun düzenlendiği tarihten bir ay önce olduğunda duraksama olmamalıdır. Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre temyiz itirazlarının iki bölümde incelenmesi gerekir.
A-Taraflar arasındaki motorsiklet satışına ilişkin sözleşme Karayolları Trafik Kanunun 20/d maddesine uygun olarak resmi şekilde yapılmadığı için geçersizdir. Taraflar sebepsiz iktisap kuralları uyarınca aldıklarını aynı anda birbirlerine iade etmekle mükelleftir. Bu itibarla motorsikletin iadesi koşuluyla bunun satışına tekabül eden 750 dolardan dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken mahkemece bu yönde hiçbir gerekçe gösterilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
B-Kahvehanenin devrine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; dava konusu bononun 4000 Dolarlık kısmının kahvehanenin işletmesi ile demirbaşlarının devrine ilişkin olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Söz konusu kahvehanenin ruhsatının davalının oğlu Ömer adına olduğu ve Ömer tarafından ruhsatın iptal ettirildiği ancak davacının da ruhsat almak için bir başvurusunun olmadığı Emniyet Müdürlüğünden alınan cevabi yazıdan anlaşılmaktadır. Ne var ki Lapseki İlçe Emniyet Müdürlüğünün 1..12.2000 tarihli yazısından eski ruhsatlardaki müktesap hakları saklı tutulduğu ve ruhsat verilen işletmenin ikinci bir şahsa devri halinde ruhsat verilemeyeceğinin yönetmeliğin 9. maddesinin ( b )bendi gereği oludğu anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında taraflar arasında düzenlenen kahvehane işletmesinin devrine ilişkin sözleşme yasa ve buna bağlı yönetmelik hükümlerine aykırı olduğundan BK.nun 19. maddesi uyarınca hükümsüzdür. Bu gibi sözleşmelerde herkes aldığını iade ile mükelleftir. Ancak davalının itiraz edilmeyen savunmasında davacının kahvehaneyi 1 ay işlettiği bildirildiğine göre davacının bu bir aylık sürede işletmeden elde ettiği kazancın belirlenip mahsubunun yapılması gerekir. Mahkemece değinilen bu yönler gözardı edilerek mahsup işlemi yapıldıktan sonra bakiye kalan kısmım için davanın kabulü yerine yazılı şekilde bu kalem isteğinde reddi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy