(7201 S. K. m. 21)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ...ile davacı vekili avukat....nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak, dosya incelendi gereği düşünüldü :
Karar: Davacı, kurumda sigorta müfettişi olarak görev yapmakta iken 10.3.2000 tarihinde vefat eden davalılar murisi hakkında düzenlenen soruşturma raporundan Çorum Sigorta Müdürlüğü Fiş Memurluğu kadrosuna açıktan tayin edildiği 19.10.1969 tarihinde ilkokul mezunu olduğu halde evrakta sahtecilik yapmak suretiyle kendisini üniversite mezunu gibi gösterdiğini ve buna ait belgeler ibraz ettiğini, böylece sigorta müfettişin parasal ve özlük haklarından yararlandığını, olay nedeniyle murise 7.475.985.652. TL. fazladan ödeme yapıldığının anlaşıldığını ileri sürerek fazla ödemenin yasal faizi ile birlikte toplamı olan 17.559.882.271 TL.nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılara usulüne uygun şekilde davetiye tebliğ edilmemiş ve davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmemiştir.
1-Kendisine tebligat yapılacak kimsenin gösterilen adreste bulunamaması halinde tebliğ memurunca ne şekilde işlem yapılacağı 7201 sayılı Tebligat Kanunun 21. maddesinde ve Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinde gösterilmiştir. Kendisine tebligat yapılacak kimse gösterilen adreste bulunamadığı takdirde tüzüğün 28. maddesi uyarınca tebliğ memuru adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlardan tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Muhatabın adreste bulunmama sebebini bu şekilde tespit eden tebliğ memuru, muhatap adresten geçici olarak ayrılmış ise tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memuruna imza mukabili teslim eder ve tesellüm eden kimsenin adresini ihtiva eden ihbarnameye gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. Aksi takdirde tebligat geçersiz sayılır. Davalılar adına çıkarılan dava dilekçesinin tebliğine dair tebligat evrakının içreğinden yukarıda belirtilen koşulların yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalılara çıkarılan tebligatın geçerli sayılmasına usulen olanak olmadığı gibi, davalıların kendilerine usulüne uygun dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmediğinden, savunma haklarının da kısıtlandığının kabulü gerekir. Mahkemece bu yön gözetilerek davalılara dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğinden sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.12.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy