(1086 S. K. m. 288, 289) (743 S. K. m. 6)
Dava: Davacı, davalının bankadan kredi çekerken teminat olarak kullanması için 600.000.000 TL.lik hatır bonosu verdiğini, davalının bu bonoya dayanarak aleyhine icra takibi yaptığından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı, senede karşı senette ispat yükümlülüğü olduğundan, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, senede karşı senetle ispat yükümlülüğü olduğu, davacının senedin, hatır senedi olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacı, dava konusu senedin, hatır senedi olduğunu iddia etmiş, davalı ise senedin bankadan kredi almak için düzenlendiğini, diğer bir deyişle karşılığının olmadığını kabul etmiş, ancak kendi hesabından alınan parayı davacıya verdiğini savunmuştur.
Karar: M.K. 6. maddesi HUMK 288 ve 289. maddeleri gereği davacı, senedin hatır senedi olduğunu, yasal delillerle kanıtlamalıdır. Ne var ki davalı 4.12.2000 tarihli celsede, dava konusu senedin bankadan kredi alabilmek için hatır senedi olarak düzenlendiğini kabul etmiş, ancak kendi hesabından aldığı parayı davacıya verdiğini belirtmiştir. Davalının bu beyanı bağlantılı bileşik ikrar niteliğindedir. Bağlantılı bileşik ikrar bölünebilir. Bu nedenle davalı, senedin kendi hesabından kredi alabilmek için karşılığı olmadan hatır senedi olarak düzenlendiğini kabul ettiğine göre, aldığı krediyi davacıya verdiğini kanıtlamalıdır.
Davalı, ibraz ettiği delillerle, hatır senedi karşılığı aldığı krediyi davacıya verdiğini kanıtlayamamıştır. Bu durumda davanın kabulü gerekirken ispat yükünün davacıya tahmil edilerek davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.12.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy