(2886 S. K. m. 75) (818 S. K. m. 249, 253)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı belediyenin ihale ile kiralayıp bedelini tamamen ödediği taşınmazı kira süresi sonunda 31.8.1997 tarihinde teslim ettiğini, ancak valilik tarafından idare mahkemesine açılan dava sonucu 857.000.000 TL. ecrimisil bedeli ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek fazlasını saklı tutup idareye ödediği 857.500.000 TL.nın davalı Belediye Başkanlığından ödeme tarihinden yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı, idare mahkemesinin görevli olduğunu, ayrıca davacının dava dışı iki kişi ile birlikte kiraladığını, toplam 346.999.998 TL. ödediklerini, ancak payını isteyebileceğini, meranın tasarruf hakkının kiralama tarihi itibariyle kendilerine ait olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ödenen 347.000.000 TL. kiradan davacı payına düşen 173.500.000 TL.nın ödeme tarihinden yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının davalı tarafından kendine kiralanan taşınmazların kira bedelini ödediği, ancak dava dışı hazine tarafından açılan ecrimisil davası sonucu ödemek zorunda kaldığı ecrimisil bedelinin talep ettiği anlaşılmaktadır. BK. 249 maddesi gereğince kiralayan kiralananı akitten maksut olarak kullanana salih halde kiracıya teslim etmekle ve kira müddeti zarfında da bu halde bulundurmakla mükelleftir. Öte yandan BK. 253. maddesi gereğince kiralayan, kiralananın 3 şahıs tarafından kira sözleşmesinin yapılmasından önce mevcut olan aynı hak dolayısıyla tamamen veya kısmen zaptedilmeden kiracıya karşı sorumludur. Olayda hazine mülkiyet hakkına dayanarak davacının kiracılık hakkı ile bağdaştırılamayacak bir iddiada bulunmuştur. Davacı her ne kadar taşınmazı kullanmış ise de bunun karşılığında tapu maliki hazineye karşı sorumlu tutulmuş ve tazminat ödemeye mahkum edilmiştir. Davacı tarafından hazineye karşı idare mahkemesinde açılmış olan dava reddedilip kesinleşmiş, hazine tarafından davalı belediye aleyhine açılmış olan dava ise süreden red edilmiş, davalı bu davada da kiralanan üzerinde kiraya vermek suretiyle tasarruf etmekte haklı olduğunu kanıtlayacak bir delil ibraz edememiştir. Dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki mera vasfında yerlerden olduğu 2886 sh 75. maddesi uyarınca ve ilgili yönetmelik gereği ecrimisil talebinin haklı olduğu, bu durumda kiracının, kiralanan nedeniyle hazineye ödemek zorunda kaldığı ecrimisil isteme hakkı bulunmaktadır. Bu hak sebepsiz zenginleşmeden değil, kiracının zapt dolayısı ile akdi fesh etme hakkından kaynaklanmaktadır. Bu itibarla mahkemece davacının ödediği kira bedelini değil ecrimisil bedelini istediği göz önüne alınarak ve taleple bağlı kalınarak ecrimisil bedelinin iadesine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde ödenen kira bedeli üzerinden hüküm verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerden dolayı davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bent gereği temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy