(4077 S. K. m. 1, 2, 3, 23)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı Elektrolüx A.Ş.nin bayi olan diğer davalı Ali A'dan termosifon satın aldığını, ancak akan suların evi bastığını öne sürerek, uğradığı zarar olan 821.000.000 Tl.nın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı Ali A. tarafından temyiz edilmiştir.
Tüketicinin Korunması Hakkındaki 4077 sayılı kanunun amaç başlıklı 1. maddesinde "Bu kanunun amacı, ekonominin gereklerine ve kamu yararına uygun olarak, tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemleri almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir" sözlerine yer verilip, kanunun çıkarılış gayesi belirtilmiş, kapsam başlıklı 2. maddesinde, "Bu kanunun 1. maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu, her türlü hukuki işlemi kapsar" sözleriyle anılan kanunun kapsamı belirlenmiş, 3. maddelerinde kanunun uygulanmasıyla ilgili tanımlar yapılıp, bu arada "Ticaret Konusu taşınan eşyayı" mal, "bir mal veya hizmeti özel amaçlarla satın alarak nihai olarak kullanan veya tüketen gerçek veya tüzel kişiyi" tüketici, "kamu kurum ve kuruluşları da dahil olmak üzere tüketiciye mal ve hizmet sunan gerçek veya tüzel kişileri" satıcı olarak tanımlamıştır. Aynı kanunun 23. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır" hükmüyle kanunun uygulanmasından doğacak ihtilaflara bakacak görevli mahkeme belirtilmiştir.
Somut olay değerlendirildiğinde, az yukarıda açıklanan kanun maddelerinin kapsamı içinde düşünülmesi gereken, tüketici davacı ile satıcı davalı arasında ayıplı mal satımından kaynaklanan bir uyuşmazlık bulunduğunun kabulü zorunludur. Şu halde anılan yasanın 23. maddesi gereğince, davaya bakmaya tüketici mahkemesi görevlidir. Eldeki davaya ise genel mahkemede bakılmıştır. Mahkemece, tüketici mahkemesi görevli olduğundan tüketici mahkemesi sıfatıyla davaya bakılmaması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Kaldı ki, davanın 4077 sayılı kanun ve Sanayi Mallarının Satış Sonrası Hizmetleri Hakkında Tebliğin ( TRKGM-95/137-138 ) 15. maddesi göz önüne alınarak çözülmesi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı Ali Ahıska yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.01.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy