(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının, 21.03.2000 tarihli üyelik sözleşmesinden kaynaklanan bakiye borcunu ödemediğini, 350 dolar asıl alacak, 478 dolar gecikme zammı için yaptığı icra takibine itiraz ettiğini bildirip, davalının haksız itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, asıl alacak miktarını geçen ve faiz olarak nitelendirdiği gecikme zammının istenemeyeceğini savunmuş, davanın reddine ve %40 oranda kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, gecikme zammıyla ilgili itirazın iptaline ve alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirmesi sebebiyle inkar tazminatı isteğinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğinden bahisle temyiz edilmiştir.
İcra İflas Kanununun 67/2 maddesi hükmüne göre icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının icra tetkik merciine baş vurmadan, alacağın mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun kötüniyetle itiraz etmiş olması yasal koşullardan değildir. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması gerekir. Alacağın gerçek miktarının borçlu tarafından biliniyor veya bilinmesinin gerekiyor olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilecek durumda ise, alacağın likit ve belli olduğunun kabulü zorunludur.
Somut olayda davacı, kendisine ait sosyal tesislerden faydalanması iç in davalı ile aralarında düzenledikleri 20.3.2000 tarihli sözleşme ile, davalının ödemeyi üstlendiği ücretten ödemediği 350 dolar ile, bunun 478 dolar gecikme zammının tahsili için yaptığı icra takibinde, gecikme zammına vaki davalı itirazının iptalini istemiştir. Taraflar arasında düzenlenen 20.3.2000 tarihli sözleşmenin 4.3 maddesinde üyenin giriş aidatını veya yıllık hizmet ücreti veya taksitlerini, vs. ödemelerini zamanında yerine getirmemesi durumunda ödeme tutarı, gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir. Gecikme zammı, ilk 30 günlük süre içinde ödeme yapılması halinde 25 dolar, takip eden her 30 günlük gecikme için 150 dolar olarak kullanılır. Hükmü getirilmiştir. Bu hüküm mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, gecikme halinde alınması gereken faizin karşılığı olup, tarafların serbest iradeleri ile yapılmış olduğundan geçerlidir. Davalı itiraz ettiği gecikme zammını bile bilecek durumdadır. Yargılamayı gerektirir bir durumda yoktur. İcra inkar tazminatına hükmedilmesi için bütün koşullar gerçekleşmiştir. Mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy