(7201 S. K. m. 35)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, sözlü olarak araçlarının takası konusunda davalı ile anlaştıklarını, davalıya verdiği araca karşılık olarak aldığı ve 6500 DM. değer biçilen aracı dava dışı Recep Ataç'a haricen sattığını, ancak kayıt malikinin borcu nedeniyle aracın icraen Recep elinden alınması sebebiyle Recep'e araç bedelini ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek 6500 DM.in Ocak 2000 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, davaya yazılı cevap vermemiştir.
Mahkemece, 3.388.970.000TL.nin 1.6.2001 tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece yapılan yargılama sırasında 10.7.2001 tarihli duruşmaya davacı katılmamış ve davalı tarafın davayı takip etmeyeceği beyanı üzerine yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, aynı gün, davacı tarafça yenileme dilekçesi verilmesi üzerine yeni duruşma günü 18.9.2001 olarak belirlenmesine karar verilmiş ise de davalı adına çıkarılan tebligatın üzerine duruşma günü olarak 10.7.2001 yazılmıştır. Davalıya çıkarılan yenileme dilekçesi tebligatı, duruşma günü geçmiş olduğundan bahisle PTT görevlisi tarafından iade edilmiş ve davalıya tabliğ edilememiştir. Bunun üzerine davalıya Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebligat yapılmış ise de, yapılan bu tebligat geçersizdir. Zira Tebligat Kanunu 35. maddesindeki düzenlemeye göre "kendisine veya adresine kanunen gösterilen usule göre tebliğ yapılan kimse, adresini değiştirir ise, yeni adresini, tebligatı yaptıran kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bundan sonraki tebligatlar yeni adrese yapılır. Adresini değiştiren kimse, yeni adresini bildirmediği veya tebliğ memurunca da yeni adresi tespit edilemediği taktirde, mercice, tüzüğe ekli 6 numaralı örneğe göre düzenlenecek tebliğ evrakının bir nüshası eski adrese ait kapıya 2 gün ve diğer nüshası da divanhaneye bir ay müddetle talik ettirilir" hükmü getirilmiştir. Bu maddeye göre tebligat yapılabilmesi için davalı adına çıkarılan tebligatın adresinde bulunamadığından ve adresini değiştirdiğinden bahisle bila tebliğ iade edilmesi gerekir. Oysa davalı adına çıkan yenileme dilekçesi, PTT memurunca duruşma günü geçmiş olduğundan bahisle işleme tabi tutulmadan mahkemesine iade edilmiştir. Dolayısıyla Tebligat Kanunun 35. maddesine göre tebligat yapılması için gerekli şartlar oluşmamıştır. Bu nedenle davalıya yapılan yenileme dilekçesi tebliği usulsüz olup, usulsüz tebliğe dayanılarak ve davalının savunma hakkı kısıtlanarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.1.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy