(1086 S. K. m. 373)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilâmda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı kiralayan, davalı kiracı tarafından 14.1.2002 tarihinde tahliye edilen taşınmazda yaptırmış olduğu tespit gereğince hor kullanma bulunduğunu öne sürerek, 3.671.417.066 TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, tespit raporunu kabul etmediğini, sözleşme hükümleri dikkate alınmadan rapor düzenlendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tespit raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne, 3.671.417.066 TL'nin ödetilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Delil tespiti davalının yokluğunda yapıldığı gibi, tespit raporunun bir örneği tespit aşamasında davalıya tebliğ de edilmemiştir. Davalı, yargılama sırasında kendisine tebliğ edilen bu raporu kabul etmediğini öne sürerek yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını istemiştir. HUMK'nun 373. maddesi gereğince, delil tespiti yokluğunda yapılmış olan karşı taraf, tespitine itiraz edebilir. Kökleşmiş Yargıtay kararları gereğince de davalı, hüküm verilinceye kadar bu hakkını kullanabilir. İtiraza uğramış olar delil tespiti raporu ise hükme esas alınamaz. O halde mahkemece yeniden deliller mevcut ise mahallinde, değilse dosya üzerinde tespit raporu da değerlendirilerek bilirkişi incelemesi yaptırmak suretiyle, taraf ve Yargıtay denetimine açık,gerekçeli bilirkişi raporu alınmalı, sonucuna göre karar verilmelidir. Yukarda açıklanan hususlar gözardı edilerek, itiraza uğramış olan tespit raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA,peşin harcın istek halinde iadesine, 24.2.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy