(818 S. K. m. 484, 18)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dosyasının açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı kendisine ait taşınmazı davalılardan Filiz İ.'in 1.11.2000 başlangıç tarihli 1 yıllık kira sözleşmesi ile kiraladığını, diğer davalının kefil olduğunu, davalı kiracının taşınmazı habersiz olarak 14.2.2001 tarihinde tahliye edip anahtarı site bekçisine teslim ettiğini, 2001 yılı Şubat ayı kirası ile oturulan döneme ait elektrik, su, yönetim gideri, çevre temizlik vergisi ve hor kullanmadan kaynaklanan toplam 250.000.000 TL.nin alınan depozitonun mahsubu sonucu kalan 966.971.000 TL.nin tahsilini talep etmiştir.
Davalılardan Filiz İ'e tebligat yapılmamış, diğer davalı Ferit S. ise tespit raporunu kabul etmediğini, evin alındığı gibi teslim edildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davalı Filiz İ. hakkındaki dava atiye bırakıldığından açılmamış sayılmasına, müteselsil kefil Ferit S. bakımından ise; kısmen kabulle, 377.000.000 TL hor kullanma bedeli, 3 aylık kiraya verme süresinden dolayı 390.000.000 TL kira, 2001 yılı Şubat ayı kirası 130.000.000 TL, elektrik gideri 254.721.269 TL, su gideri 40.251.000 TL olmak üzere toplam 1.191.972.269 TL.den 250.000.000 TL depozitonun mahsubu ile bakiye 941.972.269 TL.nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı Ferit S. tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Ferit S'nun sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Borçlar Kanunu 484. maddesi ve Yargıtay 12.4.1944 tarih 14/13 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre kefaletin yazılı şekle tabi olacağı ve kefilin sorumlu olacağı muayyen bir meblağla sınırlı tutulması gerektiği öngörülmüştür. Yasanın bu hükmü kefaletin geçerlilik koşullarındandır. Her ne kadar sözleşmenin 18. maddesinde "kefilin kefaleti kiracı konutta oturduğu müddetçe ve mecuru boşaltsa dahi oturduğu süre içindeki borçları bitene kadar devam eder. Bu kefaleti müteselsilen kefalettir" ibaresi varsa da yasanın açıklanan buyurucu bu hükmü gereğince kefilin sorunlu olacağı muayyen miktar açıkça gösterilmediğinden kefaletin kira parasına ilişkin kısmı dışındaki hükümleri geçersizdir. Kefil bu durumda sadece ödenmeyen kira bedeli ile sorumludur. Kira bedeli dışında hor kullanma, elektrik, su bedeli, yeniden tamir ve kiraya verme süresinden doğan alacaklardan müteselsil kefilin sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırıdır. Bu kalem isteklerin reddi yerine kabulü hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan gerekçelerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan gerekçelerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.2.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy