(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıdan haricen araç satın alıp bedeli olan 3.200.000.000 TL karşılığında davalıya bono verdiğini, ancak satıştan dönerek aracı iade ettiği halde bononun iade edilmeyerek takibe konduğunu bildirerek, bu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti ile inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
Davalı, cevap ve karşı dava dilekçesinde satışın geçerli olduğunu, bedelin ödenmediğini, aracın tamirciye hasarlı olarak bırakıldığını bildirerek asıl davanın reddiyle, karşı davada hasar ve kullanma bedeli olarak 2.500.000.00 TL.nın tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin kararı davacının temyizi üzerine dairenin 31.5.2001 günlü ilamı ile satışın geçersiz olup herkesin aldığını iade etmekle yükümlü olduğu gerekçesi ile bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl dava yönünden dava sırasında takibe konu borçtan dolayı ödenen 1.550.000.000 TL.nın istirdadına bakiye bono bedeli için borçlu olmadığının tespitine, karşı davanın reddine dair verilen karar davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının ve davalının aşağıdaki bent dışında temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında trafikte kayıtlı araçların haricen satışlarının geçersiz olduğunu herkesin aldığını geri vermesi gerektiğine değinilerek bozulmuştur. İİK.nun 72. maddesi gereğince açılmış bulunan menfi tespit davası devam ederken paranın bir kısmı veya tamamı ödenirse dava ödenen kısım için istirdat davasına dönüşür. Menfi tespit davasının tamamı kabul edildiğine göre borçlu olmadığına ve istirdadına karar verilen kısmın tamamı üzerinden davacı yararına ücreti vekalete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde sadece istirdadına karar verilen kısım üzerinden ücreti vekalet verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-İİK. 72. maddesi gereğince davanın borçlu lehine hükme bağlanması halinde borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğunun anlaşılması halinde inkar tazminatına hükmolunur. Davacı, davalının takibi haksız ve kötüniyetli olarak yaptığı ispat edebilmiş değildir. Bu nedenle davacı lehine inkar tazminatına hükmolunması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı gerekçelerle davacının ve davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte yazılı gerekçelerle kararın davacı yararına, 3. bentte yazılı gerekçelerle davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.2.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy