(818 S. K. m. 101) (6183 S. K. m. 51)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı davacı tarafından da duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Hasan K. ile davacı vekili avukat Gülderen Ş.'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı Hazine, davalının 2.3.2000 tarihli kira sözleşmesi ile taşınmazda kiracı olduğunu, sözleşme ile yıllık kira bedelinin 25.000.000.000 TL olarak kararlaştırıldığını, davalının 3. ve 4. taksit kira bedelini ödemediğini, sözleşme ile kira bedellerinin üçer aylık dönemler halinde peşin olarak tahsil edileceği ve vadesinde ödenmeyen kira bedellerinin 6183 sayılı yasanın 51. maddesinde belirtilen oranda gecikme zammı uygulanacağının kararlaştırıldığını ileri sürerek, 3. taksit tutarı 6.250.000.000 TL ile 1.375.000.000 TL gecikme zammı ve 4. taksit tutarı 6.250.000.000 TL ile 312.500.000 TL gecikme zammının hüküm altına alınmasını ve yine kira alacağının Ocak 2001 tarihinden itibaren gecikme zamlarının da hüküm altına alınmasını ve tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşme ile belirlenen kira bedelinin çok yüksek olduğunu, uyarlama davası açtıklarını ve bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini bildirerek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 12.500.000.000 TL kira alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek aylık % 6 gecikme faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava tarihinden önceki döneme ilişkin temerrüt faizi isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyizine gelince; taraflar arasında düzenlenen 1.3.2000 tarihli kira sözleşmesinin 9. maddesinde "kira bedellerinin üçer aylık dönemler halinde peşin olarak tahsil edileceği ve vadesinde ödenmeyen kira bedellerinin 6183 sayılı yasanın 51. maddesinde belirtilen oranda gecikme zammı uygulanmak suretiyle tahsil edileceği kararlaştırılmıştır. Davalının sözleşme ile kararlaştırıldığı şekilde 3. ve 4. taksit kira bedellerini kararlaştırılan sürede ödemediği uyuşmazlık konusu değildir. Sözleşme ile ödeme için kesin vade kararlaştırıldığına göre, BK. 101. maddesine göre temerrüt ihtarına gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle kararlaştırılan ödeme tarihi itibariyle ve yine sözleşme ile kararlaştırılan oranında gecikme faizinin hesaplanarak, belirlenen bu miktarında tahsiline karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu yönler gözetilerek konusunda uzman bilirkişiden taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davalının temyiz itirazının reddine, temyiz olunan kararın 2. bentte açıklanan nedenle davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 275.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 23.1.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy