(1086 S. K. m. 292, 293, 356) (2004 S. K. m. 67, 68)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı ile yaptığı alış veriş karşılığında davalının kendisine 170.000.000 TL. ve 350.000.000 TL. meblağlı iki adet çek verdiğini, bu çeklerden ayrı olarak davalının kendisine 180.000.000 TL. daha açık hesap borcunun olduğunu, davalının borcunu ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla giriştiği icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, oturumlara katılıp savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, verilen kesin süreye rağmen davacının defterlerini ibraz etmediği ve bilirkişi ücretini yatırmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, çek alacağının dışında 170.100.000TL. tutarındaki alacak yönünden kasa defteri suretini delil olarak göstermiştir. Oysa ki davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlenen bu defterin delil değeri yoktur. Bu defter üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması da hukuken sonuç doğurmaz. Bu yöndeki ara kararını davacının yerine getirmemiş olması, davanın reddini gerektirmez. Toplanan delillerden davacının kendi defterine dayalı 170.100.000TL. alacağa ilişkin olan iddiasını ispat edemediği anlaşılmaktadır. Ne var ki davacı, dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmış bulunduğundan davacıya yemin hakkı hatırlatılmalı, sonucuna göre bir karar verilmelidir.
3-Davacı, davalının davaya konu çekleri aralarındaki alış-veriş temel ilişkisi nedeniyle kendisine verdiğini ileri sürmüştür. Bu durumda aralarındaki temel ilişkinin ispatı açısından verilen çekler yazılı delil başlangıcı kabul edilip, olayda tanık dinlenilebilir. Öyle ise mahkemece, çek alacağı yönünden davalıya öncelikle isticvap davetiyesi çıkartılarak bu konuda beyanı alınmalı, bundan sonra davacı, dava dilekçesinde tanık deliline de dayandığından davacıya tanık listesi ibraz etmesi için süre verilmeli, bildirmesi halinde tanıkları dinlenilmeli, dinlenen tanık beyanları davacı lehine hüküm kurmaya elverişli değil ise çekler yönünden de davacıya yemin hakkı hatırlatmalı, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Değinilen bu hususun göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine ikinci ve üçüncü bentte belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.2.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy