(1136 S. K. m. 167)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Hüseyin Serin geldi, diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak, dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıların babası ve murisi olan Ali Ergin vekili olarak Kadastro ve Asliye Hukuk Mahkemelerinde davalar açıp takip ettiğini ancak 1995 yılında murisin vefat etmesinden sonra, davalıların kendisine vekaletname vermedikleri gibi, vekalet ücretini de ödemediklerini ve başlattığı icra takibine itiraz ettiklerini ileri sürerek 3.000.000.000 Tl. vekalet ücreti alacağının dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline ve %40 inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişler, Mahkemece 3.000.000.000 Tl.nın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline, inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki ihtilaf avukatlık ücret sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. 1136 sayılı avukatlık kanununda değişiklik yapılmasına dair 2.5.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4667 sayılı kanunun 80. maddesi ile Avukatlık kanunun 167 maddesi değiştirilerek, avukatlık sözleşmesinden ve vekalet ücretinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlıkların, Hakem Kurulunca çözümleneceği hükmü getirilmiştir. Yapılan bu değişiklik, mahkemenin görevine ilişkin, usuli bir değişikliktir. Anılan, mahkemenin görevine ilişkin, usule ilişkin bir hüküm uygulanabileceği zaman yönünden bir geçiş hükmüne yer verilmediğine göre, bu değişikliğin henüz sonuçlanmamış olan tüm davalarda uygulanması gerekir. Mahkemenin görevine ilişkin bu husus yargılamanın her aşamamsıda resen gözetilmelidir. Bu nedenle hükmün, davanın hakem kurulunda görülmek üzere bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-bozma nedenine göre davalıların sair temiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: 1. bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 28.1.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy