(818 S. K. m. 61)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, arsa maliki olduklarını, yüklenici ile yaptıkları kat karşılığı inşaat sözleşmesinde yüklenicinin kendisine düşen daireleri davalılara sattığını, müteahhidin bıraktığı eksik işleri kendisinin yaptığını ancak davalıların paylarına düşen kısmı ödemediğini ileri sürerek 1.386.911.572 Tl. nın payları oranında davalılardan faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalılar taşınmazları yükleniciden anahtar teslimi olarak satın aldıklarını savunarak davanın husumetten reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın husumetten reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile müteahhide verdikleri arsa üzerine yapılan binadan davalıların daire satın aldıklarını ancak müteahhidin bir kısım işleri yarım bırakıp gittiğini ve bu işleri kendilerinin tamamlayarak iskan raporunu aldıklarını bildirip yaptıkları masraflardan davalıların paylarına düşen kısmın tahsilini istemektedir. Davalıların, davacılara ait arsa üzerine kat karşılığı inşaat yapan müteahhitten daire satın aldıkları hususu dosya kapsamı ile sabit ve taraflar arasında ihtilafsızdır. Davacılar inşaatın yarım bırakılıp satıldığını, bilhassa ortak yerler olmak üzere bir kısım masrafların kendilerince yapılıp iskan ruhsatının alındığını iddia ederek bu iddiayı ispat açısından dosyaya fatura ve belgeler ibraz etmişlerdir. Öyle olunca davacıların müteahhitin yarım bırakıp gittiği inşaatta masraf yapmak suretiyle eksiklikleri tamamlayıp iskan ruhsatı almasında davalıların payları oranında sebepsiz zenginleştiklerinin kabulü gerekir. Bu nedenle davacıların davalılar aleyhine husumet yöneltmek suretiyle dava açmaları doğrudur. Mahkemece işin esasına girilip taraf delileri toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın husumetten reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.2.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy