(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 83, 87)
Dava: Ahrun vekili Avukat İ.O. ile A. Koll. Şti. Ş. ve ortakları vekili Avukat C.H. aralarındaki dava hakkında Beyoğlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 13.6.2002 tarih ve 249-354 sayılı hükmün dairenin 17.10.2002 tarih ve 9137-10784 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu:
Karar: Davacı, davalı şirketten bir daire satın aldığını ve kaparo olarak da 7.914.000.000.- TL verdiğini, şirket ortaklarından ödediği bedele karşılık makbuz istediğini, buna karşılık iki adet çek verildiğini, ancak davalının dairenin tapuda ferağını vermediği gibi ödediği bedeli de iade etmediğini, alacağının tahsili için giriştiği icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını ve davalının % 40 icra-inkâr tazminatı ile mahkûmiyetini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 7.914.000.000.- TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalının temyizi üzerine dairemizce onanmış, davalı bu defa karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Davacı, davalıdan olan alacağının tahsili için davalı aleyhine icra takibine girişip, davalının takibe itirazı üzerine itirazın iptali ile takibin devamı istemi ile bu davayı açmıştır. Mahkemece, yapılan yargılama neticesinde, 10.7.2000 tarihinde verilen karar ile davalının itirazının iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkâr tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmiş; hüküm davalının temyizi üzerine dairemizin 13.12.2001 günlü ilamı ile onanmış, davalının karar düzeltme talebi üzerine karar bu defa dairemizin 11.3.2002 günlü ilamı ile bozulmuştur. Bu defa davacı 7.5.2002 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek, 7.914.000.000.- TL'nin 27.4.1999 tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte davalıdan alınmasını istemiştir. Mahkemece davacının ıslah talebi kabul edilerek 7.914.000.000.- TL'nin dava tarihinden itibaren kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalının temyizi üzerine dairemizin 17.10.2002 gün ve 2002/9137 esas 10784 sayılı karan ile onanmış, davalı bu defa karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Taraflardan her biri usule müteallik olarak yaptığı muameleyi tamamen veya kısmen ıslah edebilir ( HUMK 83 ). Islah tahkikata tabi davalarda tahkikat bitinceye kadar yapılabilir ( HUMK 84 ). HUMK 84 ve 4.2.1948 gün ve 10/3 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay bozma kararından sonra davanın ıslahı mümkün değildir. Dairemizce hüküm 11.3.2002 gün ve 2002/2332 sayılı kararla bozulmuş olduğundan davacının 7.5.2002 tarihinde vaki ıslah talebinin reddi ve bozma kararı gereğince işlem yapılmak gerekirken, davacı tarafın ıslah talebi kabul edilerek, davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve kanuna ve uyulan bozma karan gereklerine aykırıdır. Mahkeme kararının bu gerekçelerle bozulması gerekirken yanılgı sonucu kararın dairemizce 17.10.2002 gün, 2002/9137 esas 10784 sayılı kararı ile onandığı, bu defa yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının karar düzeltme talebinin kabulüne, dairemizin 17.10.2002 gün, 2002/9137 esas, 10784 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, temyiz olunan kararın BOZULMASINA, evvelce alınan onama harcı ile peşin harcın istek halinde iadesine, 19.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy