(1475 S. K. m. 1) (5521 S. K. m. 1) (2577 S. K. m. 2)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan Enver D'in inşaatında kalıp ustası olarak çalışırken yakından geçen yüksek gerilim hattına çarpması sonucu elektrik akımına maruz kalarak yaralandığını bildirerek kendisi için tedavi ve yol giderler ile sürekli ve geçici iş gücü kaybı nedeniyle maddi ve manevi tazminat, verilmesini, diğer davacılar olan aile fertleri için ise manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece olayın iş kazası olarak nitelenmesinden dolayı SSK tarafından yapılan ödeme ile maluliyetle ilgili maddi zarar karşılanmış olduğundan bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 352.500.000TL. yol ve tedavi giderleri ile 800.000.000TL. manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalılardan Enver D. ile davacı arasında hizmet sözleşmesi bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu gibi hizmet sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya 1475 ve 5521 sayılı kanunların 1. maddeleri hükmü gereğince iş mahkemeleri görevlidir. Davacı ile diğer davalılar arasında hizmet sözleşmesi bulunmaması mahkemenin görevine etkili değildir. Bu nedenle birlikte davalı gösterilenler hakkında da davanın özel mahkeme niteliğindeki iş mahkemesinde görülmesi gerekir. Mahkemece bu yönler göz önünde tutularak ayrı bir iş mahkemesi varsa dava dilekçesinin görev yönünden reddine, yok ise ara kararı verilerek davaya iş mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Davacı davalılardan Esenyurt Belediyesi aleyhine açılan davada kaçak ve ruhsatsız olarak yapılan inşaatı denetlemediği gerekçesi ile hizmet kusuruna dayanmıştır. Davacı davalı belediyenin hizmet kusuruna dayandığına göre davaya bakmaya idari yargı mahkemeler görevlidir. Bu nedenle davalı belediye hakkında dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1. ve 2. bentte açıklanan gerekçelerle kararın BOZULMASINA, bozma sebeplerine göre davacının manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.3.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy