(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın davalı İlhan Ö. yönünden kabulüne, davalı Cengiz K. hakkındaki davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dışı Halil İbrahim V. adlı kişinin davalılardan İlhan Ö.'e olan borcunu üstlenmesi sebebiyle 28.6.1996 tanzim tarihli ve 1.400.000.000TL. bedelli bonoyu tanzim ederek davalı İlhan'a verdiğini, bu bononun teminatı olmak üzere kendisine ait arsa üzerine yine davalı İlhan adına aynı bedelle ipotek tesis edildiğini, borcunu muhtelif zamanlarda ödeyerek ilhan'dan ibraname almış olmasına rağmen, ibraname tarihinden sonra haksız ve kötüniyetli olarak senedi ciro ile ipoteği de noterden temlik suretiyle davalı İlhan'ın diğer davalı Cengiz K.'ya devrettiğini, Cengiz'in kötüniyetle devraldığı bono ve ipotek sebebiyle kendisinden haksız para talep ettiğini, vermemesi üzerine bono ve ipoteği icra yoluyla tahsile kalkıştığını ileri sürerek, dava konusu bononun iptaline, bono sebebiyle borçlu olmadığının tespitine ve ipoteğin bononun teminatı olarak verildiğinin tespiti ile ipotek sebebiyle borçlu olmadığının tespitine, yapılan icra takiplerinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davanın davalı İlhan Ö. yönünden kabulüne, davalı Cengiz K. yönünden kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı Cengiz'in kötüniyetli olarak senedi ve ipoteği devralarak haksız kazanç sağlamaya çalıştığı iddiasında bulunmuş, iddiasını ispat için tanık dinletmiştir. Duruşmada dinlenen davacı tanıkları davalı İlhan ile Cengiz'in samimi olup hep birlikte bulunduklarını, davalı Cengiz'in borç ödendikten sonra davacıya gelerek İlhan'da bulunan senedi ve ipoteğini devir almama karşılığında davacıdan para istediğini, davacının borcunu ödediğini bildirmesi üzerine, borcun ödendiğini bildiğini söylediğini beyan etmişlerdir. Bu halde davacı iddiasını doğrular mahiyette bulunan tanık beyanlarına göre, davalılar İlhan ve Cengiz'in arkadaş olup birlikte gezdikleri, İlhan'ın davacıya ibraname verdikten sonra Cengiz'in, davacıdan açıktan para istediği bu suretle sırf davacıyı zararlandırmak amacıyla hareket ettiğinin kabulü ile bu davalı yönünden de davanın kabulüne karar vermek gerekirken, aksi düşüncelerle davalı Cengiz K. yönünden davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA,peşin harcın istek halinde iadesine, 4.2.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy