(1086 S. K. m. 8)
Dava: Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı ile arasında düzenlenen 1.4.2000 tarihli kira sözleşmesi ile davalıya ait olan oteli kiraladığını, 2000 yılı sonuna kadar aylık kiranın 100.000.000 TL olarak kararlaştırıldığını, 2001 yılı başında artırım sonucu belirlenen aylık 250.000.000 TL kira için davalıya 6.470.000.000 TL peşin ödemede bulunulduğunu, ancak davalının hazırladığı tadilat projesinin olmadığının anlaşıldığını, akabinde dava dışı üçüncü şahsın otel üzerinde mülkiyet iddiasında bulunduğunu ve otelin belediye tarafından mühürlendiğini, bu esnada davalının hile ile imzalatılan 14.4.2000 tarihli kira sözleşmesini dayanak gösterip kendileri aleyhine icra takibine başladığını ileri sürerek, hile ile düzenlenen 14.4.2000 tarihli kira sözleşmesinin feshini, 1.4.200 tarihli kira sözleşmesi ile belirlenen kira bedelinin aylık 250.000.000 TL, yıllık 3.000.000.000 TL olarak uyarlanmasını, 1.4.2000 tarihli sözleşmede yer alan otelle ilgili hükmün iptalini, kira başlangıcının 1.4.2000, kira süresinin ise 5 yıl olarak tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu bildirip davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kira tespiti ve sözleşmenin feshi talebinden ibaret olduğu, HMUK.nun 8/2. maddesi uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle dava dilekçesinin görevsizlik nedeni ile reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacının talebi, 14.4.2000 tarihli kira sözleşmesinin kendisinden hile ile alındığı hukuki nedenine dayanılarak feshi, kira başlangıcının ve kira miktarının uyarlanması ve dayandıkları sözleşmede otelle ilgili hükmün iptalidir. Davacının bu talebine göre, dava HMUK.nun 8/2-1 maddesi kapsamında bulunan tahliye davası niteliğinde olmayıp, akdin hile ile kendisine imzalatıldığından bahisle açılmış sözleşmenin feshi davasıdır. Yıllık kira miktarına göre görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Kaldı ki davacı talepleri arasında kira bedelinin uyarlanması talebide bulunmaktadır. Açıklanan bu durum karşısında davaya bakmak görevi Asliye Hukuk Mahkemesine aittir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma kapsamına göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, ( 2 ) numaralı bent uyarınca davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy