818 S. K. m. 113)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya süt sattığını, aralarında düzenlenen sözleşmede süt bedellerinin geç ödenmesi halinde davalının gecikme cezasından sorumlu olacağının kararlaştırıldığını, davalının süt bedellerini zamanında ödemediğini ileri sürerek 5.000.000.000 TL gecikme cezasının tahsilini istemiştir.
Davalı, süt borcunun tamamını ödediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 1.1.1999 ve 1.4.1999 tarihli sözleşmelerin 12/c maddesindeki gecikme cezası niteliği itibariyle bir akdi faizdir. Davacı, davalıya gönderdiği 6.10.1999 tarihli ihtarnamesinde ana borcun tamamının ödendiğini kabul etmiş olmasına rağmen anaparayı alırken faize ilişkin haklarını saklı tuttuğunu iddia ve ispat etmiş değildir. Borçlar Kanunun 113. maddesi hükmüne göre asıl borç ödeme veya başka bir nedenle ortadan kalktığında bunun ferisi olan faiz alacağının da ortadan kalkması gerekir. Bu durumda mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy