(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıdan satın aldığı mobilyaların ayıplı çıktığını, davalının ayıpsızı ile değiştirmediğini, hakem heyetinden karar alıp ihtarda bulunmasın rağmen sonuç alamadığını, ödediği paranın tahsili amacıyla icra takibinde bulunduğunu, davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın kaldırılması için İcra Tetkik Merciine başvurduğunu, talebinin reddedildiğini ileri sürerek icraya yapılan itirazın iptaline, % 40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya mobilya bedeli olarak ödediği paranın tahsili talebiyle davalı aleyhine Manisa İcra Müdürlüğünün 1999/5412 esas sayılı dosyası ile icra takibine geçmiş ve davalının itirazı üzerine takip durmuştur. Davacı, duran takibin devamını sağlamak için, itirazın kaldırılmasını icra tetkik merciinden istemiş, tetkik merciince talebi reddedilmiştir.
Alacaklının, itiraz üzerine duran takibi harekete geçirebilmesi için borçlunun itirazını hükümden düşürmesi gerekir. Borçlu itirazı, İİK 67. maddesine göre iki türlü hükümden düşürülebilir. Bu iki yoldan biri itirazın mahkemede iptali, diğeri ise merciince kaldırılması yoludur. Bu iki yoldan birini tercihte alacaklının seçim hakkı vardır. Bu seçimlik hakkını tetkik merciinden itirazın kaldırılması yolunu seçerek kullanan ve talebi reddedilen alacaklı, artık İİK 67. maddesi uyarınca mahkemeden itirazın iptalini ve inkar tazminatına hükmolunmasını isteyemez. Ancak genel hükümler dairesinde alacak davası açabilir. Olayımızda, icra tetkik merciine müracaat eden alacaklının itirazın kaldırılması talebi red edildiğine göre, davacı artık mahkemeden itirazın iptalini isteyemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy