(818 S. K. m. 60, 66, 125)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Mutlu Tuncer ile davalı vekili avukat Ayhan Ateşok'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dışı üçüncü şahıslar adına kayıtlı bulunan 126 ve 127 numaralı parsellerin belediyece şuyulandırma işlemine tabi tutulduğunu ve oluşturulan parsellerin ilk maliklerle birlikte dava dışı şahıslar adına da tapuya tescil edildiğini, davalının da bu şekilde oluşturulan taşınmazlardan 247/1080 hisseyi satın aldığını ve akabinde kendisinin de bu hisseyi davalıdan satın alıp bedelini ödediğini, ancak ilk kayıt maliklerinin idare mahkemesinde açtıkları dava sonunda belediyenin işleminin iptal edildiğini ve ilk kayıt maliklerinin bilahare açtıkları tapu iptal ve tescil davası sonunda davalıdan satın aldığı taşınmazın tapusunun iptal edildiğini ileri sürerek taşınmazın raiç değerinden şimdilik 5.000.000.000 TL.nın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, zamanaşımı süresinin dolduğunu, kendisinin iyi niyetli olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, B.K.nun 60. maddesi gereğince tapu iptal ve tescil davasının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde dava açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık taşınmaz satımından kaynaklanmaktadır. Davacı dava dışı Muazzez B, Bedia K. ve Jale G. adına kayıtlı taşınmazın dava dışı belediye tarafından yapılan imar uygulaması sonucunda şuyulandırılıp bir hissesinin yine dava dışı kooperatif adına tescil edildiğini, davalının ise bu kooperatiften aldığı hisseyi kendisine sattığını, daha sonra ilk kayıt malikleri tarafından aleyhine açılan tapu iptal ve tescil davası sonucu tapu kaydının iptal edilip ilk malikler adına tescil edildiğini ileri sürerek taşınmazın raiç değerinin tahsilini istemiştir. Mahkemece tapu iptal ve tescil davasının kesinleşmesinden sonra bir yıllık süre geçtiğinden bahisle B.K.nun 60. maddesi uyarınca dava zamanaşımı nedeniyle reddedilmiştir. Dosyada yer alan bilgi ve belgelerine göre dava konusu taşınmazın dava dışı Muazzez B, Bedia K. ve Jale G. adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. İdare Mahkemesi tarafından, taşınmazın imar uygulamasının yapıldığı andaki hukuki durumu tespit edilip, belediyenin şuyulandırmaya ilişkin kararı, şuyulandırmanın yapıldığı tarihten itibaren geçersiz kılınıp iptal edilmiştir. Bu itibarla belediyenin şuyulandırma işleminden sonraki tarihlerde tapuda yapılan satışlara hukuki değer izafe edilemez ve yapılan o satışlar geçersiz duruma düşer. Yapılan satış geçersiz olduğuna göre herkes aldığını iade ile mükelleftir. 7.6.1939 gün 1936/31 esas 1939/47 sayılı İ.B.K.da açıklandığı gibi bu gibi davalar iade borcunun kapsamından dolayı 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Bu nedenle uygulanması gereken zamanaşımı süresi B.K.nun 60 veya 66. maddesinde gösterilen zamanaşımı süreleri olmayıp aynı yasanın 125. maddesinde yer alan ve sözleşmelere uygulanan zamanaşımı süresidir. Tapu iptal ve tescil davası 20.7.1994 tarihinde kesinleşmiş, bu dava ise 25.8.2000 tarihinde ve 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan açılmıştır. Çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince davacının ödediği bedelin ödendiği tarihteki değerinin ifanın imkansız hale geldiği tarih olan tapu iptal ve tescil kararının kesinleştiği tarihteki alım gücüne denkleştirilmesi ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 250.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 20.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy