(818 S. K. m. 264)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Muhittin Üstündağ ile davalı vekili avukat Burhan Çetinkaya'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalıların 18.9.1998 başlangıç tarihli sözleşme ile kiracı oldukları halde 2000 yılı Mart ayından itibaren kira bedelini mecuru tahliye ettiklerinden bahisle ödemediklerini, kira sözleşmesi ortak irade ile feshedilmediğinden dönem sonuna kadar olan kira bedelinin ödenmek zorunda olduğunu ileri sürerek davalılar aleyhindeki takibe itirazlarının iptali ile inkar tazminatı ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Arsis A.Ş. davacı ile aralarında geçerli bir kira sözleşmesi olmadığını savunarak davanın reddini dilemiş, diğer davalı Zuhal Uslu ise davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm,davacı ve davalı Arsis A.Ş. tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının temyiz itirazlarına gelince; Davacı kiracısı olan davalıların 2000 yılı Mart ayına ait kira bedeli ile bu tarihten sonraki kira bedellerini ödemediğini, yaptığı takibe itiraz edildiğini bildirerek itirazın iptalini istemiştir. Davalı Arsis A.Ş. akdi ilişkiyi inkar ederek davanın reddini dilemiştir. Davalı Zuhal ise davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne ilişkin karar davalı Arsis A.Ş.nin temyizi üzerine Dairemizce sair temyiz itirazları reddedildikten sonra özetle "kiracının kiralananı tahliyesinden sonra bu yerin normal şartlarda ve önceki kira sözleşmesi hükümleri ve bedeli üzerinden ne kadar süre içerisinde kiraya verilebilecek idiyse o süre için kira parasından sorumlu tutulabilir. Mahkemece,kiralananın aynı koşullarla yeniden kiralanabileceği makul sürenin bilirkişi aracılığıyla tespiti ve davalı şirketin münhasıran bu süreyle sınırlı olarak kira parasından sorumlu tutulması gerekir" demek suretiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usulü kazanılmış hak oluşur. Bu nedenle bozma ilamının gereklerinin tam olarak yerine getirilmesi gerekir. Bozma ilamı çerçevesinde mahallinde yapılan keşifte bilgisine başvurulan bilirkişi taşınmazın aynı şartlarda dönem sonuna kadar kiraya verilemeyeceğini bildirmiştir. Bu bilirkişi raporuna göre, davalı B.K. 264. maddesi gereğince 6 aylık ödenmeyen kira paralarından sorumludur. Ne var ki bu sorumluluğun sınırı da kira sözleşmesinin son bulacağı 17.9.2000 tarihini de aşamaz. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek hüküm kurulması gerekirken taraflar yararına oluşan usulü müktesep hakkı değiştirilecek şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davalı Arsis A.Ş. yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 250.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 19 .6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy