(1086 S. K. m. 76) (818 S. K. m. 538, 539)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı ile birlikte bir yıl süre ile ortak olarak kahvehane işlettiklerini, ikinci yılın ilk yarısına ilişkin dükkan kirasını peşin ödemelerine rağmen davalı tarafından sözleşmenin tek taraflı feshedilerek ortaklığın sona erdirildiğini ileri sürerek, 500.000.000 TL sermaye payı, 200.000.000 TL ödediği kira bedeli ve 680.000.000 TL. da beş aylık yoksun kaldığı kar miktarı olmak üzere toplam 01.0380.000.000 TL.nın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kahvehaneye ait eşyaların depoda bulunduğunu, bunları paylaşmaya hazır olduğunu, davacının başka bir alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmenin 4.12.2000 tarihli belgeye göre karşılıklı olarak feshedildiği kabul edilmiş, ancak davanın ortaklığın giderilmesi davası olmayıp tazminat davası olduğu ve sözleşmenin davalı tarafından tek taraflı olarak sona erdirildiği ispat edilemediği belirtilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Bir davada öne sürülen maddi olgulara uygulanacak yasa maddelerini arayıp bulmak, uygulamak ve davanın hukuki nitelendirilmesini belirlemek, HUMK.nun 76. maddesi hükmüne göre doğrudan hakimin görevidir.
Taraflar arasında adi ortaklığın sona erdirildiği konusunda uyuşmazlık olmadığı gibi, mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Davacı bu davada sermaye payı, peşin ödediği kira bedeli ve yoksun kaldığı kar bedelini istediğine göre, bu istek tasfiyeyi de kapsar. Bu nedenle davada adi ortaklığın tasfiyesi ile ilgili B. K. nun 538. ve devamı maddelerinin uygulanması gerekir. O halde mahkemece sözleşme hükümleri dikkate alınarak davacının davalıdan isteyebileceği tasfiye payı belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, tasfiye istenmediğinden söz edilerek davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı
gerektirir.
Sonuç: Yukarıda temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 01.07.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy