(7201 S. K. m. 32)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, 21.1.2000 tarihli satış sözleşmesi uyarınca teslim edilen buğday bedellerinin ödenmediğini öne sürerek, 41.337.256.000 Tl. alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilememiştir.
Mahkemece davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş hükmü davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, TMO idaresi, 21.1.2000 tarihli sözleşme ile buğday sattığı Murat Şahin hakkında ödenmeyen alacağın tahsiline ilişkin 41.337.256.000 TL.lık dava açmıştır.
Sözleşmede belirtilen davalının adresine çıkartılan tebligat bilatebliğ iade edilmiş; yapılan adres tahkikinde davalının adresinin bulunamadığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin son celsedeki, bu isimde bir şahıs olmadığı, bu ismin yanlış olarak bildirildiğinin beyan edilmesi üzerine de, mahkemece davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacı, sözleşmede yazılan isim aleyhine dava açmıştır. Şayet isim yanlış yapılmış ise gerçek isim belirlenerek o şahsa tebligat yapılarak taraflar teşkili sağlanıp, davaya devam olunması gerekirdi. Mahkemece davacıya davalının gerçek ismini araştırıp bildirmesi gerektiğinde ceza davasının da sonucunun beklenerek, belirlenecek gerçek kişiye tebligat yapılmak suretiyle davaya devam olunması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Açıklanan gerekçe ile temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy