(743 S. K. m. 649)
Taraflar arasındaki tapu iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmü n süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı Belediyeden 19.10.1968 tarihli resmi senetle 7 parsel nolu taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, ancak davalının yapılan tescil işleminde Belediye Meclis Kararı olmadığını gerekçe göstererek, tescil işleminin iptali gerektiğini iddia ettiğini, davalının bu iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, adına olan taşınmazın kaydı iptal edildiği takdirde, ödediği satış bedeli ile taşınmaz üzerinde inşa ettiği binanın değerinin ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, taşınmazın adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde dava tarihindeki değeri 70.000.000.TL. nin davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, davacı adına olan tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilerek, Belediye adına tescile karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, davacının iyi niyetli olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının tapu iptal ve tescil davasının kesin hüküm nedeniyle reddine, 7.793.826. 325TL. nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının temyizine gelince; Davacının, davalı Belediyeden satın aldığı taşınmazın, davalı tarafından 26.7.1996 tarihinde açılan dava sonunda, taşınmazın davacı adına olan tapu kaydının iptali ile davalı Belediye adına tesciline karar verildiği, bu kararın temyiz incelemesinden geçerek 17.4.2000 tarihinde kesinleştiği uyuşmazlık konusu değildir.
Davacı bu dava ile, taşınmazın alımında ödediği satış bedeli ile arsa üzerinde yapımını gerçekleştirdiği binanın bedelinin ödetilmesini istemiştir. Mahkemece taşınmaz üzerindeki muhdesatın 10.813.826.325TL. değerinde olduğu, davacının bu taşınmazı tasarruf altında bulundurduğu süre içerisinde davalının talep edebileceği ecrimisil bedeli ile faizi tenzil edilmek suretiyle,7.793.826.325TL.nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davacı adına oluşan tapu kaydı, kesinleşen mahkeme kararı ile davacının kötü niyetli olduğu açıklanmaksızın 775 sayılı Gece Kondu Kanunu hükümlerine uygun oluşmadığı gerekçesi ile iptal edildiğine göre, davacının satış bedeli kendisine ödeninceye kadar taşınmazı elinde bulundurma hakkı, 5.7.1944 tarih 12/16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğidir. Bu nedenle hesaplanan tazminattan davalı yararına ecrimisil adı altında her hangi bir bedel indirimi söz konusu olamaz. Esasen bu konuda davalının bir talebi de bulunmamaktadır. Davacı taşınmazı satın aldıktan sonra üzerine bina inşa etmiştir. Davacı adına oluşan tapu kaydı üzerindeki muhdesatlarla birlikte iptal edilip, davalı Belediye adına tescile karar verildiğine göre, bu muhdesatların taşınmaza katkı pay oranında davacı tazminat isteyebilir.
Davacının isteyebileceği tazminat, davacı tarafından muhdesatlar yapılmamış olsaydı, dava konusu yerin tapu iptal ve tescil davasının kesinleştiği tarihteki değeri ile muhdesatlardan sonra belirlenecek değeri arasındaki oran dahilindedir. Bu yöntem ile konusunda uzman bilirkişi yada bilirkişiden rapor alınarak, bulunacak miktarın davalıdan tahsiline karar verilmelidir. Yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1.bent gereğince davalının temyiz itirazının reddine, temyiz olunan kararın 2.bentte açıklanan davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 27.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy