(818 S. K. m. 44, 98)
Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, abonesi olan davalının, kullandığı enerji bedelini ödemediğini, alacağın gecikme zammı ile birlikte tahsili için yaptıkları icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve %40 inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, tüketilen enerjiyi dava dışı kiracısının kullandığını,fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine Ocak 1999 da kuruma başvurarak elektriğin kesilmesini istediğini, ancak kurumun hakkını kötüye kullanıp elektriği kesmediğini, kiracının mecuru icraen tahliye etmesi üzerine, fatura bedellerinin tahsili için icra takibi yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, abone sözleşmesinin davalı ile davacı arasında yapıldığı, kiracının, davacı ile abone sözleşmesi yapmamasının davalıyı sorumluluktan kurtarmayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Abone olan davalının 17 Aralık 1998-20.6.2000 tarihleri arasındaki 16 adet fatura bedelini ödemediği, davacının gecikme zammı ile birlikte 6.876.739.297TL. alacağın tahsili için icra takibi yaptığı, abone sözleşmesinin davalı ile yapılmasına karşılık elektriğin dava dışı kiracı Bayram Demirel tarafından tüketildiği, davalının 14.1.1999 tarihli dilekçe ile kuruma başvurarak kiracısı olan Bayram Demirel'in fatura bedellerini ödemediği için gerekli işlemlerin yapılmasını istediği dosya içeriği ile sabittir.
Davacı ile davalı arasında elektrik abone sözleşmesi yapıldığına göre kural olarak BK.96. maddesi gereğince tüketilen elektrik bedelinden davalı sorumludur. Elektriği tüketenin davalının kiracısı olması abonenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Ancak elektrik tarifeleri yönetmeliğinin 50/a maddesine göre maddede belirtilen sürede tüketim bedelini ödemeyen abonenin elektriğinin kesilmesi gerekir. Yönetmeliğin açık hükmüne rağmen borcunu ödemeyen abonenin elektriğini kesmeyen davacı zararın artmasına neden olmuştur.Kaldı ki somut uyuşmazlıkta davalı 14.1.1999 tarihinde kuruma verdiği dilekçe ile kiracının fatura bedellerini ödememesi nedeniyle gerekli işlemin yapılmasını da istemiştir.
BK. 98 maddesi yollaması ile aynı yasanın 44/1 maddesi hükmüne göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödeyenin durumunu ağırlaştırmış ise hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Açıklanan bu durum karşısında; davalı abonenin borcunu ödemede gecikmesi nedeniyle elektriğin kesilmesi gereken tarih belirlenmeli, bu tarihe kadar tüketilen elektrik bedelinden davalının sorumlu olduğu kabul edilmelidir. Buna karşılık elektriğin kesilmesi gereken tarihten sonra tüketilen elektrik enerjisi ve bedelinden davacı müterefik kusurlu olarak sorumlu olduğundan bütün bu olgular gözetilerek bilirkişi incelemesi yaptırılıp tarafların kusuru hakkında mahkemenin ve Yargıtay'ın denetimine elverişli rapor alınıp, tahakkuk ettirilen elektrik bedelinden kusur oranına göre indirim yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
Sonuç: Yukarıda 1.nci bentte açıklanan sair temyiz itirazlarının reddine, 2.nci bentte açıklanan nedenlerle
temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.9.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy