(1086 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 101)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar, davalıdan satın aldıkları binanın ortak yerlerinin proje ve teknik şartlara uygun inşa edilmediğini, yapılan tespit sonucu gizli ayıplı imalatların düzeltilmesi için 85.000.000.000.TL gerektiğinin tespit edildiğini ileri sürerek şimdilik 50.000.000.000.TL. nin 13.9.2000 tespit tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece gizli ayıplı imalatlar bedeli olan 10.338.833.997 TL. nin 13.9.2000 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan arsa payları oranında davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacılardan S. Bayar' ın davayı açan avukata vermediği gözlenmiştir. Davayı açan vekil ise bu olguyu zuhule dayandırmıştır. HUMK. 67. maddesi hükümleri gözetilerek bu konuda bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olu, bozma nedenidir.
3- Davalıdan doğrudan satın almayıp dava dışı 3. kişilerden satın alan davacılarla davalı arasında akdi ilişki bulunmamaktadır. Bu itibarla var olan gizli ayıpları kendi akitlerinden talep edebilirler. Mahkemece bu davacıların davasının reddine karar verilmesi gerekirken kabule karar verilmesi de bozmayı gerektirir.
4- Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. (B.K.10l) Mahkemeden tespit istenilmesi ve tespit raporunun davalıya tebliğ edilmesi ihtar mahiyetinde olmadığından davalı ancak bu davanın açılması ile temerrüde düşeceğinden faize ancak dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir. Mahkemece bu konunun da gözardı edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacıların tüm davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2., 3. ve 4. bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.07.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy