(1086 S. K. m. 287, 293/1, 306)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacılar, murisleri olan babalarının ölmeden önce 16 adet havale ile 20.9.1993 - 5.2.1996 tarihleri arası toplam 35.400 mark borç para gönderdiği halde davalı dedelerinin geri ödemediğini bildirerek tahsilini talep etmişlerdir.
Davalı cevap dilekçesinde, söz konusu havaleler ile 35.400 mark gönderildiğini, ancak borç olarak değil yanında oturan davacı torunları ve kızının bakım ve iaşe masrafları için gönderildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davacılar, murisleri olan babalarının ölmeden önce 16 adet havale ile kayınpederi olan davalıya 35.400 mark borç para gönderdiğini, ancak davalının geri ödemediğini bildirerek tahsilini istemiştir. Davacılar hukuki ilişki olarak karz akdine dayanmışlardır. Dayandıkları havale makbuzlarında paranın ne amaçla gönderildiği belli değilse de davacılar borç olarak gönderdiklerini ispat için 27.7.2001 havale tarihli dilekçe ile şahitlerinin isimlerini bildirmiş olup, mahkemece davalı tarafın muvafakati olmadığından bahisle tanıklar dinlenmemiştir. Davalıya borç veren davacıların murisi olan babaları ile davalı kayınpeder damattır. HUM K 293/1. maddesi hükmü gereği kayınpeder ile damat arasındaki hukuki ilişkinin ispatında şahit dinlenebilir. Bu nedenle davacıların göstermiş oldukları şahitler dinlenerek hasıl alacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.9.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy