(4721 S. K. m. 973)
Taraflar arasındaki tespit ve alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacılar, müşterek murisleri babaları M.Uçak'ın sağlığında hazine adına kayıtlı 44 numaralı parsel üzerine bir bina inşa ettiğini, murislerinin ölümünden sonra belediyenin arsaya ve binaya el koyduğunu ve yerine halen davalının kullanımında olan ve 2 parsel numaralı taşınmazı verdiğini,bu parsel üzerine de belediyenin temininde aracılık ettiği malzeme ile dava konusu evin yapıldığını akabinde davalıya tapu tahsis belgesi verildiğini ileri sürerek 2 parsel numaralı taşınmazda bulunan muhdesatın üzerinde kendilerinin mirastan doğan haklarının tespiti ile taşınmazın kendilerine teslimini,bunun mümkün olmaması halinde muhdesatın dava tarihindeki bedelinden kendi hisselerine isabet eden miktarın faiziyle tahsilini istemişler,davacı H.İbrahim Uçak daha sonra ise davadan feragat etmiştir.
Davalı, zamanaşımı süresinin dolduğunu,dava konusu evi kendisinin yaptığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece tarafların müşterek murisi tarafından yapılan gecekonduya belediye tarafından el konulmasından sonra yine belediyece tahsis edilen arsa üzerine belediye ve mahalle sakinlerinin katkılarıyla dava konusu evin yapıldığı,değeri olan 4.620.000.000 TL.den davacı Meryem 'in miras payına düşen kısımdan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davacı Meryem açısından 1.l55.000.000TL.nın davalıdan tahsiline, davacı H.İbrahim Uçak tarafından açılan davanın ise feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların kardeş oldukları uyuşmazlık konusu değildir. Davacı, murisi tarafından yaptırılan gecekonduya dava dışı belediye tarafından el konulduğunu, buna karşılık 2 parsel numaralı taşınmazın konut yapmak üzere tahsis edildiğini, belediyenin temininde aracılık ettiği malzemeler ile davaya konu binanın yapıldığını ileri sürerek, taşınmaz üzerindeki muhdesattan payına düşen paranın ödetilmesini istemektedir. Davalı ise, tapu tahsis belgesinin kendisi adına düzenlendiğini, ihtilaflı binanın kendisi tarafından yaptırıldığını, davacı ile murisin hiçbir katkısının bulunmadığını savunmuştur. Hemen belirtmek gerekir ki, murisin yaptırdığı gecekondu enkazı belediyenin el koyması sonucu murisin terekesinden çıkmıştır. Bu gecekondu enkazının davaya konu binanın inşaatında kullanıldığı da iddia ve ispat edilmemiştir. Belediye tarafından önceden verilip daha sonra da davalı adına tapu tahsis belgesi düzenlenen 2 parsel numaralı taşınmazdaki davaya konu binayı davalının yaptırdığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki davacıda dava dilekçesinde belediyenin bu binanın yapımında malzeme temin ettiğini belirtmiş, mahkemece de arsa üzerine belediye ve mahallelinin katkılarıyla evin yapıldığı benimsenmiş ve davacı mahkemenin bu gerekçesini temyiz etmemek suretiyle benimsemiştir. Muris veya davacının, davaya konu binanın yapımına her hangi bir katkılarının olduğu saptanamamıştır. Bu nedenle mülkiyeti halen dava dışı belediyeye, intifa hakkı ise davalıya ait olan, davalı tarafından yaptırılan ve halende davalının zilyetliğinde bulunan binadan dolayı davacının her hangi bir hakkı bulunmamaktadır. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek davanın tümden reddi yerine, kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıdaki açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 23.9.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy