(818 S. K. m. 125, 126)
İ. Telekomünikasyon San. Tic. Ltd. Şti. vekili avukat H.A. ile H.S.K. vekili avukat R.D. aralarındaki dava hakkında Kadıköy 2. Asliye Hukuk Hakimliği'nden verilen 12.9.2001 tarih ve 691-801 sayılı hükmün dairenin 25.4.2002 tarih ve 3033-4630 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacı avukatı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
Karar: Davacı, davalıya ait 1 ve 8 nolu daireleri 1.11.1995 ve 13.12.1994 tarihli kira sözleşmeleri ile kiraladığını ve toplam 1300 USD depozito verdiğini, her iki taşınmazı 31.3.1996 tarihinde tahliye etmesine rağmen, davalının aldığı depozito bedellerini iade etmediğini ileri sürerek, 1300 USD depozito alacağının, temerrüt tarihinden itibaren işleyen 588 USD ile birlikte toplam 1888 USD'nin faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, alacağın zamanaşımına uğradığını, kaldı ki depozito bedellerinin oturulan son ay kiralarına mahsubunun yapıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, kira sözleşmesinin feshi ve tahliye tarihi itibarıyla davacının istemeye hak kazandığı depozito alacağının 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu ve dava tarihi itibarıyla bu sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmekle dairemizin 25.4.2002 tarih ve 3033/4630 esas-karar sayılı kararı ile onanmış, bu kez davacı karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık taşınmaz kiralanması nedeniyle verilen depozitoların iadesinden kaynaklanmaktadır. Yargılama aşamasında davalının hor kullanma nedeniyle davacıya karşı açmış olduğu tazminat davasının kabul edildiği ve belirlenen bedelin davacı tarafından ödendiği yönü tarafların kabulündedir. Yerel mahkemece, taşınmazların boşaltılması tarihinden dava tarihine kadar BK. 126. maddesindeki 5 yıllık zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda üzerinde durulması gereken konu, olayda, davalının savunduğu gibi BK. 126. maddesinde yazılı 5 yıllık zamanaşımı süresinin mi, yoksa aynı yasanın 125. maddesinde belirlenen 10 yıllık zamanaşımı süresinin mi uygulanması gerektiğidir. Kişisel ilişkilerde haksız eylem ve iktisap dışında her türlü alacak davası kural olarak BK' nun 125. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Sözleşme ve ona benzeyen bazı ilişkilerde yasa koyucu çekişmeyi daha dar bir zaman süresi içinde giderme ve yanların uyuşmazlığı kaza organı önüne getirmeleri amacı ile ayrık bir kural koyarak BK' nun 126. maddesi hükmünce 5 yıllık zamanaşımını gerekli görmüş fakat buna bağlı işlemleri de sınırlı ve sayılı biçimde teker teker saymıştır. Bu esasa göre kiralar dışında, kira sözleşmesinden kaynaklanan her türlü sözleşmeye dayanan ve sözleşmeye aykırı davranıştan doğan tazminat istekleri, sınırlı ve sayılı istisna dışında kaldığından BK' nun 126. maddesine göre değil, 125. maddesine göre 10 yıllık zamanaşımına, bağlıdır. Davacı, taşınmazları tahliye ettiğine ve bundan kaynaklanan hor kullanma bedellerini de ödediğine göre, davalının kira sözleşmesinde kararlaştırılan depozito bedellerini iade borcunun az yukarıda açıklandığı şekilde bir kira alacağı gibi değil, diğer sözleşmelere uygulanması gerektiği gibi 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunun kabulü zorunludur. Bu itibarla, tarafların iddia ve savunmaları gözetilerek gerekli inceleme ve araştırma yapılıp, hasıl olacak sonuca göre karar vermek gerekirken, yerel mahkemece verilen kararın zuhulen onandığı, bu kez yapılan inceleme sonunda anlaşıldığından davacının karar düzeltme isteğinin kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile dairemizin 25.4.2002 tarih ve 3033/4630 esas-karar sayılı on ama kararının kaldırılmasına ve hükmün davacı yararına BOZULMASINA, evvelce alınan onama harcı ile peşin harcın istek halinde iadesine, 17.9.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy