(4077 S. K. m. 1, 2, 23)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı ile yapılan abonelik sözleşmesi uyarınca davalıya telefon aboneliği tahsis edildiğini, konuşma ücreti olan 548.300.000 TL. fatura bedelini ödemediğini, tahsili için yaptığı icra takibine de davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, İstanbul da Tüketici Mahkemesi kurulduğundan ve davacı davasını 4077 sayılı tüketicinin korunması hakkındaki kanuna dayanarak açtığı gerekçesiyle dosyanın İstanbul Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Tüketicinin korunması hakkında 4077 sayılı kanunun amaç başlıklı 1. maddesinde bu kanunun amacı ekonominin gereklerine ve kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikeden korunmasını sağlayıcı önlemleri almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir sözlerine yer verilip kanunun çıkarılış gayesi belirtilmiş, kapsam başlıklı 2. maddesinde ise bu kanun 1. maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü hukuku işlemi kapsar sözleriyle anılan kanunun kapsamı belirlenmiştir. Tüketici mahkemeleri başlıklı 23. maddesinin 1. fıkrasında ise bu kanunun uygulanması ile ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır hükmüyle kanunun uygulanmasından doğacak ihtilaflara bakacak görevli mahkeme belirlenmiştir. Somut olay değerlendirildiğinde az yukarıda açıklanan yasa maddelerinin kapsamı içinde düşünülmesi gereken satıcı davacı ile tüketici davalı arasında ayıplı hizmet satımından kaynaklanan bir uyuşmazlık bulunduğunun kabulü söz konusu değildir. Dava genel hükümlere göre açılmış, davalı ile davacı arasındaki abonman sözleşmesinden kaynaklanan konuşma ücreti bedelinin tahsili isteğine ilişkindir. Hal böyle olunca mahkemece işin esası incelenerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile dava dilekçesinin görev yönünden reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy