(1086 S. K. m. 409)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, davalıdan satın aldığı dairenin, 17.8.1999 tarihindeki deprem sonucu oturulamaz hale geldiğini, zarara uğradığını ileri sürerek, 10.000.000.000 TLnin 17.8.1999 tarihinden tahsil tarihine kadar geçecek süre için reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, HUMKnun 409/5 maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sırasında 19.9.2002 günlü duruşma için, davacı vekili tarafından verilen 19.9.2002 tarihli mazeret dilekçesi dosya içerisinde bulunmamaktadır. Bu dilekçesinin dosya içerisine girdiğine ilişkin duruşma tutanaklarında her hangi bir bilgi duruşma tutanağında mevcut değil ise de, hakim tarafından 19.9.2002 tarihinde havale edilen bu mazeret dilekçesinin 19.9.2002 duruşma ve karar gününden sonra, dosya içine konulmuş olduğuna dair de tutulmuş bir tutanak dosyada bulunmamaktadır. Bu durumda, dilekçenin havale ile birlikte, aynı tarihte mahkeme kalemine verildiğinin kabulü gerekir. Mahkeme kalemince mazeret dilekçesinin dosya içine alınmış olmasına rağmen, mahkemenin bunu herhangi bir nedenle görememesi, davacı vekilinin mazeretinin kabul veya reddi hususunda bir karar vermemiş olması, davacının hakkını bertaraf etmez. Bir davanın duruşmasına gelemeyen davacı ya da vekili tarafından mazeret dilekçesi verildiğinde; mazeret bildirimi ya reddedilir ve duruşmaya devam olunur. Ya da kabul edilerek duruşma ileri bir tarihe bırakılır. Mazeret kabul edildiği takdirde; yeni duruşma günü için pul verilmişse onunla verilmemiş ise diğer taraftan alınmak suretiyle mazeretli olan kişiye (ya da vekiline) bildirilir. Çünkü işin mahiyetine ve mahkemenin türüne göre bir yargısal işlem a0ncak tefhim veya tebliğ ile sıhhat kazanır. Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan doğrultuda işlem yapılmadan, bir sonraki duruşma gününden haberdar edilmeyen davacı vekilinin duruşmaya gelmemesi üzerine, dosyanın HUMK 409/1 maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına ve 3 aydan fazla süre geçtiği halde yenilenmemiş olduğundan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.01.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy