(1086 S. K. m. 73) (2709 S. K. m. 36)
Dava: Taraflar arasındaki kira kaybı tazminatı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, davalılardan Türkiye Emlak Bankası A.Ş.nin yüklenici firma ile yaptığı inşaat sözleşmesine göre yaptırdığı villalardan 11 nolu villayı satın aldığını, Bakanlar Kurulunun bankaya el koyduğunu, inşaatın yarım bırakıldığını, bankacılık ve diğer işlemlerin Ziraat Bankası A.Ş. ve T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresince yürütüldüğünü, gecikmeden dolayı zararı olduğunu ileri sürerek şimdilik Şubat 2002 kira kaybı 3000 Doların faizi ile ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan Başbakanlık Toplu konut İdaresi ve Tasfiye halindeki Emlak Bankası A.Ş. sorumlu olmadıklarını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece Başbakanlık Toplu Konut İdaresi hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, Tasfiye halinde Emlak Bankası A.Ş.ne izafeten Ziraat Bankası A.Ş.ne karşı açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı, davalı Tasfiye halindeki Emlak Bankası A.Ş. ve Ziraat Bankası A.Ş. tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı davayı açarken Ziraat Bankası A.Ş.ni davada taraf olarak göstermiştir. Mahkemece de, hüküm Ziraat Bankası A.Ş. aleyhine kurulmuştur. Yargılama sırasında bu davalı adına yapılan tebligatların Tasfiye halinde Emlak Bankası A.Ş. adresine yapıldığı anlaşılmaktadır. Bakanlar Kurulu kararı ile faaliyetlerin bir kısmını devralan Ziraat Bankası A.Ş. ayrı tüzel kişiliği bulunan bir kurumdur. Davalı olarak gösterildiğine göre HUMK.nun 73. maddesi uyarınca usule uygun şekilde taraf teşkili sağlanması gerekir. T.C. Anayasası 36. madde uyarınca savunma hakkı kısıtlanamaz. Mahkemece, davalı Ziraat Bankası A.Ş.ye usule uygun tebligat yapılıp, taraf teşkili sağlanarak yargılamaya devam edilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına;
Sonuç: Yukarıda birinci bent gereğince hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy