(818 S. K. m. 244)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalılardan Oğuzhan Tömek ile evli olduğunu ve boşanma davasının devam ettiğini, diğer davalının da Oğuzhan'ın babası olduğunu, babası evinden getirdiği eşyalar ile mehir senedinde yazılı eşyaların davalılarda kaldığını ileri sürerek bu eşyaların aynen, değilse bedelleri toplamı olan 10.052.000.000 TL.nın tahsilini istemiştir.
Davalı Musa Tömek kendisine husumet düşmeyeceğini savunmuş, diğer davalı ise bedellerinin fahiş olduğunu, davacının babası evinden getirdiği eşyaları giderken götürdüğünü, mehir senedinde yazılı eşyaların ise kendisi tarafından satılıp ortak haneye harcandığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davacının babası evinden getirdiği eşyaları götürdüğü, mehir senedinde yazılı eşyaların ise davalılarda kaldığı gerekçesiyle mehir senedindeki eşyaların bedelleri olan 1.665.000.000 TL.nın davalılardan tahsiline, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalılardan alınmasına karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki üçüncü bent dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacının evlenirken babası evinden eşya getirdiği tarafların kabulündedir. Davacı tanıkları, davacının babası evine oturmaya geldiğini, akşamda kocası davalı Oğuzhan'ın geldiğini, ancak davalının akşam giderken davacıyı götürmediğini, davacının da bundan sonra davalıların evine hiç gitmediğini ve davacının müşterek evden hiçbir eşya getirmediğini bildirmişlerdir. Davalı Musa, delil tespiti esnasında verdiği beyanda davacının babası evine giderken eşyaları yanında götürdüğünü bildirmesine rağmen duruşmada dinlenen davalı tanıkları ise davacının giderken eşya götürdüğüne dair beyanda bulunmayıp, gittikten bir süre sonra eşyaların götürüldüğünü belirtmişlerdir. Davalı tanıklarının beyanları birbiriyle çelişkili olduğu gibi, bu tanıkların beyanları ile davalı Musa Tömek'in delil tespiti sırasındaki beyanıyla da çelişki bulunmaktadır. Bu itibarla davacı beyanı ile davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilmeli ve bu eşyalarında davacı tarafından babası evinden evlenirken getirildiği sabit olduğuna göre bu eşyalara ilişkin talebinin kabulüne karar verilmelidir. Mahkemece bu yön göz ardı edilerek bu kalem isteğin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
3- Davalılar yönünden yapılan temyiz incelenmesinde; dava kısmen kabul edildiğine göre, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderinin de kabul ve reddedilen miktarlar göz önüne alınarak oranlama yapılmak suretiyle tespiti gerekirken davalılar yararına eksik vekalet ücretine ve davalılar aleyhine fazla yargılama giderine hükmedilmiş olması da kabul şekli bakımından usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan hükmün (2) numaralı bent uyarınca davacı yararına, (3) numaralı bent gereğince davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy