(2004 S. K. m. 50/2, 67, 68) (1086 S. K. m. 190, 225)
Dava : Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı kiracı, davalıya 10.5.1999 tarihli kira sözleşmesi ile verdiği 1000 Dolar depozitonun, taşınmazı tahliye edip hiçbir borçları olmadığı halde iade edilmediğini, yaptığı icra takibine de itiraz edildiğini bildirip, itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, icra takibine yetki itirazında bulunduğunu, icra takibinin ve davanın yetkisiz olan Antalya değil yetkili Ankara İcra Daireleri ve mahkemelerinde yapılması gerektiğini, davacının kendisine borçlu olduğunu bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline, inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
İlamsız icra yoluyla yapılan icra takibinin, borçlunun yetkiye ve borca itirazı nedeniyle durması halinde, yasa bunu kabul etmeyen alacaklıya takibin devamını sağlamak için iki imkan tanımıştır. Bunlardan birisi İcra İflas Yasasının 68 ve 68/a-b maddelerine göre tetkik merciinden itirazın kaldırılmasını istemek, diğeri ise yasanın 67. maddesine göre mahkemeye başvurarak itirazın iptalini istemektir. İtirazın kaldırılması davasında İcra Tetkik Mercii veya itirazın iptali davasında mahkemece İcra İflas Yasasının 50/2 maddesi hükmü doğrultusunda tetkik mercii gibi, takibe yapılan itirazın nedenleri hakkındaki incelemesinde, bu nedenler içinde varsa yetki itirazını HUMK. 190 ve 225. maddeleri hükmü çerçevesinde öncelikle incelemek ve karar vermek zorundadır. İtirazın iptali davasına bakmaya yetkili olan mahkeme, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yargı çevresindeki mahkemedir. O nedenle mahkeme icra dairesinin yetkisine yönelmiş olan itirazı tetkik edecek ve sonucunda kendisinin de yetkili olup olmadığı belirlenecektir. İcra dairesinin yetkisiz olduğunun kabulü halinde, mahkeme esasa girmeden icra dairesinin yetkisiz olduğuna karar verilecek ve dava açmakta hukuki yararı olmadığından dava red edilecektir. Aksi takdirde İcra İflas Yasasının 4. maddesi hükmüne aykırı olarak, yargı çerçevesinde olmayan icra dairesi ile ilgili karar verilmiş olur ki, bu da doğru değildir.
Bu açıklamalardan sonra somut olayımıza baktığımızda, alacaklı davacı, davalı aleyhinde Antalya 3. İcra Müdürlüğünün 2002/356 esas sayılı dosyası ile yaptığı ilamsız takibe, davalının yetki ve borcun esasına itirazı üzerine, Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/224 esas sayılı itirazın iptali davasını açmıştır. Davalı süresinde yine yetki ve borcun esasına itirazını tekrarlamıştır. Mahkemece, davalının icra dosyasına yaptığı itiraz incelendikten sonrada icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmadığı gerekçesi ile dava bu yönden red edilmiştir. Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin verdiği bu karar, yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddi yani yetkisizlik kararı olmayıp, mahiyeti itibariyle icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmadığı ve geçerli bir icra takibinin bulunmadığı için davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığından, davanın usulü yönden reddine yönelik bir karardır. Kararın içeriğinden de bu anlam çıkmaktadır. Öyle olunca ortada yetkisizlik, kararı olmadığı için, dosyanın Ankara Mahkemelerine gönderilmesi ve yargılamaya devam edilmesi doğru değildir. Ankara'da açılmış bir davanın varlığı da kabul edilemez. Kaldı ki, icra dosyası da Ankara İcra Dairelerine gönderilip takibe devam edilmediğinden, Ankara icra dairelerinde usulüne uygun olarak yapılmış bir icra takibi de bulunmamaktadır. Mahkemece bu hususların gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, tarafların diğer temyiz sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy