(818 S. K. m. 484)
Dava : Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalılarca imzalanan kredili satış sözleşmesi gereğince satılan mal bedelinin ödenmediğini başlatılan icra takibine itiraz edildiğini, oysa sözleşmede temerrüt halinde asıl borca %10 vade farkı ekleneceğinin ve toplam borç üzerinden %20 sözleşme tazminatı alınacağının kararlaştırıldığını ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, asıl borçlu Bakır Şanlı tarafından imzalanan kredili satış sözleşmelerine kefil olduklarını, ancak sözleşmeyi imzaladıkları sırada borçlunun harcama limiti ve kendilerinin kefalet limitinin yazılı olmadığını kefaletin geçersiz olduğunu temerrüde düşmediklerini, %10 faiz istenemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalılardan Selahattin Yılmaz hakkındaki davanın, sözleşmedeki kredi limitinin sonradan doldurulmuş olması nedeniyle reddine, davalı Selma Saçıcı için 120.000.000 TL. davalı Mehmet Özyurt için 1.000.000.000 TL. üzerinden takibin devamına, fazla talebin reddine, davacı yararına %40 tazminata karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılardan Selahattin Yılmaz'ın temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Hükmü temyiz eden davalılardan Selma Saçıcı ve Mehmet Özyurt'un müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığı kredili satış sözleşmesinin 5. maddesindeki kredi limiti ile 6. maddesindeki gecikme faizinin değişik kalemle doldurulduğu gözlemlenmiştir. Davacı şirketin hissedar ve yetkililerinden Hasan Yıldırım davalıların şikayeti üzerine başlatılan hazırlık soruşturması sırasında gerek Cumhuriyet Savcısı, gerekse ve hakim huzurunda verdiği ifadelerinde, kredi limit hanesinin genellikle boş bırakıldığını, yapılan alış verişin miktarına göre borç ödenmediği takdirde icra takip aşamasında, yani sözleşmenin imzalanmasından sonra harcama miktarına göre doldurulduğunu açıklamıştır. Açıklamalar karşısında kredi limiti ile gecikme faizine ilişkin bölümlerin sonradan doldurulduğunun kabulü gerekir. BK.nun 484. maddesi ile 12.4.1944 tarih ve 14/13 sayılı Tevhidi İçtihat Kararı gereğince kefillerin ödeyeceği muayyen bir miktarın gösterilmemiş olması halinde kefaletin geçersiz sayılacağının kabul edilmesi gerekeceğine göre, bu davalılar yönünden de davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince temyiz olunan hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy