(818 S. K. m. 44, 98)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, mülkiyeti kendisine ait taşınmazda davalının 15.9.2001 tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi gereğince kiracı olduğunu, sözleşmenin 3. md. ile" Kiracı bir ayın kirasını gününde ödemediği veya geç ödediği taktirde, dönem sonuna kadar olan kira parasını ödeyeceğinin kararlaştırıldığını" bu nedenle 15.2.2002 tarihinden dönem sonuna kadar olan 7 aylık kira bedelinin ödetilmesi için giriştiği İcra takibine dava1ının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamını ve % 40 icra inkar tazminatının davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, davacımın muvafakatı ile taşınmazı Şubat 2002 ayı başında tahliye ettiğini, bu nedenle kira borcu bulunmadığını bildirerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, itirazın iptali ile takibin 1.050.000.000 TL üzerinden devamına, 420.000.000 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 15.9.2001 tarihli ve bir yıl sürelidir. Sözleşmenin 3. md. ile" Herhangi bir ayın kira parası gecikmeli veya hiç ödenmezse, aynen ihtara hacet kalmaksızın o takvim yılına ait tüm kira parasının muaccel olacağı" kararlaştırılmıştır. Davacı kiralayan, sözleşmenin bu hükmüne dayanarak sözleşme bitimine kadar olan kira bedelinin ödetilmesi için icra takibine girişmiştir. Davalı, kiracının henüz kira süresi sona ermeden kira sözleşmesini tek taraflı bozarak, kiralananı tahliye ettiği uyuşmazlık konusu değildir. Bu durumda, kural olarak kiracı kira süresinin sonuna kadar kira parasından sorumludur. Ancak davacı kiralayanında bu yeri yeniden kiraya verme gayreti içine girmesi ve böylece zararın artmasını önlemesi BK. 98 md. hükmü delaletiyle aynı kanunun 44. md. hükmü gereğidir. Bu nedenle davalı kiracı, kiralananı tahliye tarihinden itibaren normal koşullar altında yeniden kiraya verilebilme süresi için kira parasından sorumlu tutulmalıdır. Bunun tespit edilebilmesi için de öncelikle kiralananın tahliye tarihinden saptanması zorunludur. Her ne kadar davalı kiracı 2002 yılı Şubat ayı başında tahliye ettiğini savunmuş ise de bu savunmasını yasal delillerle ispat edememiştir. Öyle ise, davacının ileri sürdüğü ve dosya içeriğinde yer alan tutanakla da anlaşıldığı üzere 29.7.2002 tarihinin tahliye tarihi olarak kabulü gerekir. Öyle ise mahkemece, uzman bilirkişi eliyle, kiralananın 29.7.2002 tarihinden itibaren aynı koşullarla ne kadar süre içerisinde kiraya verilebileceği saptanmalı ve talepten fazlaya hükmedilemeyeceği de gözetilmek suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece hukuki nitelendirmede yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazının reddine, temyiz olunan kararın 2. bentte açıklanan nedenle davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy